“Ne zaman gündelik gerçeklerden uzak, fantastik olgulardan söz edildiğini duysak içimizde küçük bir şüphe tortusu belirir. İyi bir şeydir bu! Yoksa anlatacak güzel bir hikayesi olan herkese ya da karşımıza çıkar ilk şarlatana kolayca kanardık.”
İncelemeye başlamadan önce şunu belirtmek isterim ki bu kitap benim hayatım boyunca okuduğum en ilginç kitaptır. Bu kitabı daha önce iki kere baştan sona ve zaman zaman göz gezdirerek defalarca okudum. Her kitapta aynı his yaşanabilir ancak her seferinde bu kitap bana tamamen farklı şeyler hissettirdi ve düşündürdü. Kendi yazdığım karalamalara ilham oldu. Alfred Kubin’in ilk ve tek yazılı eseri olan ve dünya üzerinde yazılmış ilk sürreal eser olma özelliğini taşıyan bu harika kitap, kitabında aynen dediği gibi “talihin tuhaf bir cilvesi ile” büyük bir servet sahibi olan ancak bilim ve teknolojinin insanı getirdiği noktadan dolayı utanç duyan Claus Patera adında bir adamın, dünyanın nerede olduğu bilinmeyen bir yerinde, sadece seçkin insanlardan oluşan bir “Rüya Ülkesi” kurması ve eski lise arkadaşını bir elçi aracılığı ile bu ülkeye davet etmesiyle başlıyor. Bu davetten epey şüphe duysa da içindeki meraka yenik düşen ve bu daveti kabul eden karakterimiz, ülkede başından geçenleri kaleme alıyor.
Gayet sade bir dille yazılmış bu kitap, belki de bu kadar sadeliğe rağmen anlaşılması en zor kitap.
Ayrıca Alfred Kubin’in çizdiği karalamalar kitaba harika bir şekilde eşlik ediyor ve ülkeyi daha iyi hayal etmemize yardımcı oluyor.
Bu kitap, bir adamın baş döndürücü deneyimini ve belki de dünyadaki en tuhaf seyahatname örneğini oluşturuyor. Özellikle hepimizin bir “Rüya Ülkesi” aradığı şu dönemde, her okuyan da farklı bir his bırakacak bir kitap olduğuna eminim. İyi okumalar!
Diğer TarafAlfred Kubin · İthaki Yayınları · 2022174 okunma
“Bir kız, iki dirhem bir çekirdek giyinmiş bir oğlanla evlenmesine engel olan babasına “Bunu ödeyeceksin!” diyordu. Kız kendini öldürdü ama babası hiç de bir şey ödemedi. Herif balık avlamayı çok seviyordu. Üç pazar sonra yeniden ırmağa döndü. “Unutmak için,” diyordu buna. Hesap doğruydu, unuttu.”