Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza İmam Gazali ve onun “ Dil Belası” kitabı ile geldim.
Kitapta, adından anlaşılacağı gibi dilimizin yani ağzımızdan çıkan sözlerin bizim başımıza getireceği musibetlerden, kötülüklerden yada mükafatlardan bahsediyor. Daha çokta musibetlerden…
İnsanın aklından ve kalbinizden geçen şeyler diline vurur ve bu geçen şeyler hayır değilse gerçekten dil, gıybet yapmaktan, iftira atmaktan, kötü konuşmaktan, dedikodu yapmaktan kendini koruyamaz. Hal böyle olunca da kaybedenlerden olmak kaçınılmaz olur.O zaman aklımızı ve kalbimizi temiz tutarak dilin belalarından kendimizi koruyabiliriz. Peki nasıl ? Kitapta da konuda çok fazla olamasa da biraz öneride bulunuyor. Biraz kitaptan biraz da kendimden bir şeyler söyleyecek olursam, az konuşmak yada az konuşmaya çalışmak olur. Çünkü çok konuşanın yalanı çok olur derler ve bu söze inanırım. Böylece yalan söylemekten,dedikodu yapmaktan, iftara atmaktan kendimizi bir nebze korumuş oluruz.İnsan bildiğinden başka bir şeylerde konuşması kuru lakırtı gibi gelir bana. O zaman ilk olarak az konuşuyoruz çok dinliyoruz. İkinci olarak da konuştuğumuz zaman hayır konuşuyoruz. Onun bunun arkasından atarak değilde, halimizden, meşguliyetimizden bahsediyoruz ve karşımızdakini bu şekilde yönlendiriyoruz. Tabi pratikte kusursuz bir şekilde işlemiyor bu yöntemler. Çünkü insanoğlu dediğimiz varlık duyguları içine sarılı bir yumak ve duygularının yönlendirmesiyle düşünen ve konuşan biri. Hal böyle olunca da konuşulmaması gereken şeyleri konuşmaya çok meyilli olabiliyor.
Unutmayın dil adamı vezir de eder rezilde. Ağzımdan çıkanları lütfen kulağımız duysun. Bu kitabı da herkes okusun ki ne kadar önemli şeyleri atladığımızın farkına varsın.. Herkese keyifli okumalar diliyorum..