Taşlık’tayım. Elimde makas. Yağmur yağıyor. Tulumbanın kıyısına oturdum. Önümde cansız bebekler. İçine böcekli yünler dolduracağım, büyülü kağıdın arasına da altın sarısı saçlarımdan. Büyülü bir bebek yapmalı. Tam kalbinde saçlarım. İğneyi oraya,hayatının aktığı yere sokmalı ki benim yandığım yerden yansın. “Ah,” desin. gerisini getiremesin ….