Canan

Canan

, bir kitap okudu
7/10
·167 syf.·
4 günde okudu
·
2022 11. kitabı
Müfide Ferit Tek
7.8/10 · 695 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·1025 syf.··
2022 9. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2022 21:08
Kendisiyle kavga ettiğim, derdi olan kitapları severim. 1025 sayfalık romanda bir çok konuya değiniyor Dostoyevski. Sadece ‘baba katilliği’ ile sınırlandırmak imkansız. Zevk, şehvet, sefahat düşkünü bir baba. Bir de oğullar; Alyoşa, İvan, Dimitri. Ve bir de gayrimeşru oğul Smerdyakov. Her biri Dostoyevski’nin inancını, inançsızlığını, iman ve inkarını, hastalığını, ölen evladının acısını, kendi babasını temsil ediyor. Kavga etmek dedik kitapla.. şöyle bir bölüm vardı çok etkilendiğim. Henüz günah işlemeye bile fırsatı olamamış çocuklar niçin acı çekiyor, ölüyor dünyada? Yasak elma yiyen babalarının cezasını mı çekiyor onlar? Diyoruz ki biz de, ölümsüz ahengin bir parçası çünkü onlar da. Böyle olmak zorunda. Sayfalar sonra yine yazar diyor ki ‘Onların hayatta acı tatmak, ıstırap çekmek pahasına ahenk satın almalarına ne gerek var? Neden onlar da malzemeye girip, kim bilir kimin uğruna yarınki ahengin zeminini gübreliyorlar?’ Ne diyelim. Derin bir mevzu bu. Istırap çekip ölen kendi evladı olunca ‘ahenk’ cevabını vermek zor olsa gerek. Bunun gibi bir çok noktaya değiniyor: Herkes birbirine karşı her bakımdan suçlu mudur? Erdem nedir? Ortak bir erdem olabilir mi? Her şey mübah mıdır? Suçu meşrulaştıracak durumlar var mıdır? Suçu işlemiş olmadan sadece istemiş olmak suça ortaklık mıdır? Yazar yeri geliyor İvan aracılığı ile tanrısına isyan edip dünyaya geliş biletini geri iade ediyor, yeri geliyor engizisyoncu ihtiyar- İsa konuşmaları eski bir keşiş edasıyla konuşuyor. Kısacası bir okur olarak yine diyoruz, işte Dostoyevski farkı.. her okurun yolu er ya da geç buraya düşmeli. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma
İnsanlar, inkâr edilemez zekâlarına rağmen bu komedyayı ciddiye alıyorlar. Kötülük bunda zaten. Tabii acı çekiyorlar… Ama… hiç olmazsa yaşıyor, gerçek, düşsel olmayan bir hayat yaşıyorlar, çünkü hayat aslında acı çekmektir. Acısı olmasa zevki de olmazdı; her şey sonu gelmez bir övgü ayinine dönerdi: Kutsal, ama sıkıcı… Ya ben? Ben, hem acı çekiyor, hem yaşamıyorum. Denklemin bilinmeyeni benim. Her şeyin başını sonunu kaybedip sonuçta adını bile yitiren hayaletim…
Sayfa 855 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
— İnsanların suçu sevdiği anlar olur bazen, dedi. —Değil mi ya? Düşündüğümü söylediniz siz; severler, hem “anlar” falan değil, daima, herkes sever. Biliyor musunuz, bu konuda vaktiyle yalan söylemek âdet olmuş; herkes o zamandan beri yalan söyleyip duruyor. Hepsi kötülükten güya nefret ediyor, aslında içlerinden seviyorlar.
Sayfa 775 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat