Ama yeter, daha fazla konuşmayayım. Sözcükler gizli saklı anlamı zedeliyor, dile getirilen her şey o an değişiyor biraz, biraz çirkin, biraz aptalca niteliğe bürünüyor.
Kumandan Bey bir yana, tarihte hüküm sürmüş deli padişahlar, beş yaşındaki imparatorlar ve hatta kutsiyet atfedilmiş, ümmet sahibi büyükbaş hayvanlara bakıp herhalde, insanların zaten yapmakta oldukları işi yapmalarını emredecek birine ayrıca neden ihtiyaç duyduklarını burada sormak gerekir.
Bu bakımdan onlar, hesaplama ve ispatta, matematiğin ve mantığın esaslarına kuzu kuzu ve hürmetle boyun eğen, itaatkâr ve yumuşak başlı matematikçiler gibiydiler. Çünkü esareti altında yaşadıkları aklın hükümlerini bir ferman gibi kabul etmediklerinde hayatta olamayacaklardı. Var kalmayı hür kalmaya tercih ettiklerinden ruhları, içinde dişlilerin tıkırdadığı bir hesap makinesinden farksız zihinlerinde hapisti.