Önceleri TRT dile özen gösterirdi. Türkçe eğitiminden geçmeden kimsenin eline mikrofon verilmez, kimse kamera karşısına oturtulmazdı. Özel televizyonlar yaygınlaşınca spiker ve sunucular yalnızca dış görünüşe bakılarak seçilmeye başlandı. Dolayısıyla topluma kötü bir dil yansımaya başladı.
Dil titixliğinin en önde olması gereken türlerden biri de öykü. "Roman affeder, öykü affetmez!" çünkü. Öykü özür, yoğundur; ona herhangi bir fazlalık, gereksiz bir ayrıntı sığdırılamaz.
Kadına yüklenen görevler o kaxar fazla ki yemek, bulaşık vs. "Kadın yazar" deniyor ya ben ondan, "Kadın olmasına rağmen yazar" gibi bir anlam çıktığını düşünüyorum. Çünkü karşı cinse "erkek yazar" demiyoruz. Yazar deniğ cinsiyet belirtilmediğinde zaten erkek anlaşılıyor. Erkek yazardan sadece yazması beklenirken kadından, önce görev olarak kendisine yüklenen sorumlulukları yerine getirmesi bekleniyor.