“Kendilerinden olan tek sözcük yok dillerinde, öyle çok konuşuyorlar ki.. Bir söz insanın neresinden doğar dersiniz dilinden mi, yüreğinden mi, aklından mı? Düşlerinden mi yoksa gerçeğinden mi? Kaç kapıdan geçip yerini bulur başka bir insanda.. Yerini bulur mu gerçekten? Sözü yasaklamalı mı Ömür hanım yasaklamalı... Kimsenin kimseyi anlamadığı bir dünyada söz boşluğu dövmekten başka ne işe yarıyor ki”
“Herkes gibi yaşasaydım eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni. Bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise; bir yemek lokantalarda; televizyon, halı, masa ve daha nice eşya yeterdi kendini göstermeye, var olmaya, ‘dar çevre yitikleri’nde önem kazanmaya...