Oğlu gideli çok olmadı , yine de Meryem oğlunu göreceğine çok seviniyor, çünkü yokluk ölüm gibidir, aradaki tek fark yokluğun umuda açık kapı bırakmasıdır.
İnsan öleceğini fark etmiyorsa , varoluşunu da yaşayamaz , diye düşündü. Ve bir yandan yaşamın ne kadar harika olduğunu düşünmeden de , ölmek zorunda olduğumuzu düşünmek imkansız
Milyonlarca insan derin , akıllara durgunluk veren bir yoksulluk içinde doğarak yaşamakta ve ölmekte. Bu böyle mi olmalı? Birçoğu doğuştan zeki olan milyonlarca insanın hayatı akılsız hayvanlardan farksız. Milyonlarca kardeşiniz kaba , acımasız ve ahlaksız bir ruha sahip. Bütün bunlar kader midir? Yüzlerce aşağılayıcı ve onur kırıcı “ böyle mi olmalı” sorusundan utanç duyuyor musunuz? Toplumun bütün kesimlerine sirayet eden utanç verici aptallık ve umursamazlık da kader olarak mı görülmeli?