Canon Daddy

Canon Daddy
@CanonDaddy
Bir anne babaya oğullarının sebepsiz yere öldüğü söylemek siyasetçiler için zorken, ebeveynlerin bunu kendilerine itiraf etmesi çok daha acı, kurbanlar içinse daha da ıstırap vericiydi. Bacağını kaybeden sakat bir asker, "Bacağımı kendisinden başka kimseye hizmet etmeyen siyasetçilere İnanacak kadar aptal olduğum için kaybettim," diye itiraf edeceğine, "İtalyan ulusunun bekası için kendimi feda ettim," diyerek kendini telkin etmeyi tercih eder. Istıraba anlam verdiği için bir fanteziyle yaşamak gerçeklikten çok daha kolaydır.
Sayfa 314·Kitabı okudu
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İlk lsonzo çarpışmasını kaybeden İtalyan siyasetçilerin önünde iki seçenek vardı. İlki hatalarını kabul ederek bir barış antlaşması öne sürmekti. İtalya'dan bir talebi olmayan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu çok daha güçlü bir rakibe, Ruslara karşı hayatta kalma savaşı vermekle meşgul olduğundan bu teklifi memnuniyetle kabul ederdi. Nasıl olur da siyasetçiler 15 bin askerin ailelerine, eşlerine ve çocuklarına, "Çok üzgünüz, bir hata yaptık. Genç Giovanni de Marea da bir hiç uğruna öldü, umarız anlayışla karşılarsınız," diyebilir? Bunu diyemezlerse başka bir seçenek olarak: "Giovanni ve Marea kahramandı! Trieste'nin İtalyan olabilmesi için canlarını verdiler, biz de bu fedakarlıklarının boşa gitmemesini sağlayacağız. Zafer bizim olana dek çarpışacağız!" demeleri gerekirdi. Hiç şaşırmayacağınız gibi siyasetçiler ikinci seçeneği tercih ettiler ve ikinci karşılaşmada 40 bin asker daha kaybettiler. Siyasetçiler "şehitlerimizin kanı boşa dökülmesin" diyerek tekrar tekrar savaşmanın en iyi seçenek olduğuna karar verdiler. Ne var ki yalnızca siyasetçileri suçlamak yanlış olur. Kitleler de savaşı desteklemeye devam etti.
Sayfa 314·Kitabı okudu
Tarih
...sadece hikayelerle ilgilenen anlatıcı benlik eğer hatırlayamayacaksa aklını başından alacak deneyimleri ciddiye bile almaz.
Sayfa 311·Kitabı okudu
Tarih
1990'ların başında, deneyimleyen ve anlatıcı benlikleri araştırmaya başlayan Kahnernan ve Toronto Üniversitesi'nden Donald Redelmeier, kolonoskopiye giren hastalarla çalışmaya başlarlar. Kolonoskopi anüsten küçük bir kamera sokularak bağırsakların incelendiği, çeşitli bağırsak hastalıklarının teşhisinde kullanılan ve pek keyifli olmayan bir deneyimdir. Bu prosedürü olabildiğince acısız uygulamak isteyen doktorlar, sizce işlemin ve dolayısıyla hastanın rahatsızlık süresini mi kısaltmalıdır, yoksa daha yavaş ve dikkatli mi çalışmalıdır? Bu soruyu yanıtlamak amacıyla Kahnernan ve Redelmeier, 154 hastadan kolonoskopi prosedürü sırasında birer dakika arayla acı seviyelerini puanlamalarını ister. Acıyı ölçmek için 0 ila 10 arasında bir ölçeklendirme kullanırlar; 0 puan hiç acı hissedilmediği anlamına gelirken, 10 puan acının katlanılamaz olduğunu belirtmektedir. Kolonoskopi sonrasında hastalara ortalama acı puanları sorulur. Ortalama değerlerin, dakika dakika bildirilen acı seviyelerini yansıtacağını ve kolonoskopi uzadıkça daha çok acı çeken hastaların ortalama acı puanının yükseleceğini tahmin ediyor olmalısınız. Ancak gerçekte sonuçlar oldukça farklıdır. Aynı soğuk su deneyinde olduğu gibi ortalama acı süreyi görmezden gelerek sadece doruk-son kuralını yansıtır. Sekiz dakika süren kolonoskopinin en kötü anında 8, son dakikasında 7 puan acı çektiğini bildiren bir hasta, prosedürün genelini puanlaması istendiğinde 7,5 puan acı hissettiğini belirtir. Yirmi dört dakika süren bir kolonoskopi testinde en yüksek acı puanı yine 8'ken, hasta uygulamasının son dakikasındaki acıyı 1 puan olarak değerlendirir ve testin ortalama acı puanı sorulduğunda 4,5 cevabını verir. Kolonoskopinin üç kat daha uzun sürerek toplamda çok daha fazla acıya neden olması, hastanın hafızasında hiçbir iz
Sayfa 308·Kitabı okudu
Tarih
Bir deneyimin değeri, deneyimi oluşturan olayların içindeki dönüm noktalarının ortalaması üzerinden belirlenir. Örneğin soğuk su deneyindeki "kısa deneme" etabı değerlendirilirken, anlatıcı benlik kötü kısım ile (suyun çok soğuk olduğu) en son anın (suyun aynı sıcaklıkta kaldığı) ortalamasını hesaplayarak "su çok soğuktu" sonucuna varır. Aynı şekilde uzun denemeyi değerlendiren anlatıcı benlik, kötü kısım ile (suyun çok soğuk olduğu) son anın (suyun sıcaklığının biraz arttığı) ortalamasını alır ve "suyun biraz daha ılık" olduğu sonucuna varır. Anlatıcı benlik iki denemenin sürelerinin farklı olmasına hiç dikkat etmez, sürece karşı kördür. Sonuçta iki denemeden birini tercih etmesi gerektiğinde "suyun biraz daha ılık" olduğuna kanaat getirdiği "uzun deneme"yi seçer. Anlatıcı benlik ne zaman deneyimlerimizi değerlendirse, sürelerini ihmal ederek "doruk -son kuralını" benimser; sadece doruktaki anları hatırlayarak tüm deneyimi bu ikisinin ortalaması üzerinden değerlendirir. Bu yaklaşımın tüm kararlarımıza geniş etkileri vardır.
Sayfa 307·Kitabı okudu
Tarih