Canon Daddy

Canon Daddy
@CanonDaddy
Roma'da, kocasına yaşayan üç çocuk veren nikahlı eşin, kanunen cinsel yaşamdan çekilme hakkı vardı. Genellikle eşler bu haklarını kullanırlardı (ki bu da cinselliğin pek de mutluluk verici olmadığını düşündürüyor). Nikahlı eş muafiyet hakkını elde eder etmez kendi dairesine çekilir, koca da genelevlerde kurtizanlarla beraber olurdu. Bu kadınları eve de getirebilirdi ve nikahlı eş buna ses çıkaramazdı. Daha sonraları ortaçağda, hayat kadınlarına kötü gözle bakılmaya başlandı. Kilise bu "yoldan çıkmış" kızları bir taraftan kınarken, bir yandan da duruma göz yumuyordu. Sonuçta bu, "gerekli bir kötülük" olarak görülüyordu. Bu müsamahanın temelinde de yine, erkek cinselliğinin meşru ve bastırılamaz bir gereksinim olarak görülmesi yatıyor: Hayat kadını, doyumsuz kocaları rahatlatır, delikanlıların "milli olmasını" sağlar.
Tarih
Reklam
Bugün bile tecavüz olaylarının yalnızca yüzde 5'inin mahkemeye taşındığı tahmin ediliyor. Bu konuda büyük bir suskunluk hakim ve bu suskunluk, her türlü şiddet davranışının karıkoca ilişkisi mahremiyeti içinde gerçekleşmesi ölçüsünde artıyor. Tecavüzler, darp, manevi taciz... Son dönemde yapılan araştırmaların da gösterdiği üzere, kadınlar günümüzde de büyük oranda şiddete maruz kalmaya devam ediyor.
Tarih
- Bir "savaş silahı" olarak tecavüz de eskiden beri varlığını koruyor değil mi? - Evet. Tecavüz fethin bir parçası. Kazanan taraf şehre giriyor ve askeri birlik, başta kadınlar olmak üzere şehir sakinlerine istediğini yapma hakkına sahip oluyor. Subaylar buna ses çıkarmıyorlar. En kötüsü de iç savaşlar. Köy ele geçince, kadınlar kazananların tecavüzüne uğruyor. Sonra köy kurtarılıyor ve erkekler tarafından zorbalara karşı koymamakla suçlanan kadınlar bir kez daha tecavüze uğruyorlar. Kadınlar bütün savaşlarda bu terörle karşı karşıya kalıyor. Birçoğu intihar ediyor, geriye kalanlar susuyor.
Araştırma-İnceleme
Ortaçağ...
Genç bir kızın çok sayıda erkeğe karşı elinden hiçbir şey gelmeyeceği kabul ediliyor. Oysa tek bir erkekle karşı karşıya kaldığında, kendini savunabileceği düşünülüyor. Tecavüze uğradıysa, gerçekten direnmemiştir...Tecavüzcü genellikle kızın kendisini "tahrik ettiğini" öne sürüyor ve sözü kızın sözünden daha fazla önemseniyor (kötü şöhretli bir delikanlı değilse tabii). Bu nedenle de pek az tecavüz olayının peşine düşülüyor. Çok can sıkıcı tıbbi muayenelerin yapılmasının gerekeceği biliniyor. Tecavüz olgularının büyük bir kısmında kız sesini çıkarmıyor ve en büyük beklentisi gebe kalmamak oluyor. Tecavüz konusu uzun yıllar görmezden gelinmiş bir konu.
Tarih
Ortaçağ...
- Tecavüze uğrayan kız şikayette bulunabiliyor mu? - Kendini korumayı başaramayan kız suçlu bulunuyor. Hep zaten dünden razı olduğundan şüpheleniliyor, "Kendisi istedi!" deniliyor. Şu veya bu şekilde olaydan kız sorumlu tutuluyor; "O sırada orada ne arıyordu, böyle bir yerde ne işi vardı?" diye düşünülüyor. Köyde "şerefi lekelenmiş" kız gözüyle bakılıyor ve herkes biliyor bu durumu. Bekareti bozulduğu için artık evlenilebilir bir kız olmaktan çıkıyor. Çoğu zaman başka çaresi kalmadığından, şehre gidip kötü yola düşüyor bu kızlar.
Tarih
Reklam