Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bazı özel durumlarda (erkekler yokken, bir kız çalılıklarda kaybolduğunda veya savaş zamanlarında) ödeme kıza yapılmıştır. Bu ona "Artık şikayet edecek bir durumun kalmadı," demenin bir yoludur. Daha sonra da bu bir alışkanlık haline gelmiş olabilir: Kıza tecavüz edilir, karşılığında bir para verilir ve fahişelik başlamış olur. Yalnız bu ancak şehirlerde, yöneticilerin ve devletin olduğu daha uygar yaşam şartlarında gerçekleşebilecek bir senaryo. Fuhşun yaygın olduğu toplumlar, -bizimki gibi- erkek dürtüsünün meşruluğunun ve erkeklerin bu dürtülerini doyurmak için kadın bedenini kullanma hakkının sorgulanmadığı ülkelerdir. Bunun kadınlara yapılan büyük bir haksızlık olduğunun farkına varmak gerek!
-Bunun tersi ise geçerli değil. Kadın libidosu hiçbir zaman meşru görülmüyor ve bastırılamaz nitelikte olduğu düşünülmüyor.
- Bugün bile, erkeklere biraz fazlaca düşkün bir kadın hemen "erkek delisi" (nemfoman) damgası yiyor, hatta daha da ileri gidiliyor! Evli olup da erkek fahişelere giden bir kadın düşünülemez bile. Yahut hiç tanımadığı bir erkeğin yanına gidip "Çok hoşuma gittin, sen de istersen karşılığını veririm," diyen bir kadın!
- Herkes kadın libidosunun daha kolay kontrol edilebileceğini kabul ediyor.
- Bunu bize kim söylüyor? Erkekler. Oysa bu hiçbir
zaman kanıtlanmamış. Diğer taraftan kızlara hep arzularını başka bir yöne yönlendirmeleri, maskelemeleri öğretiliyor. Buna karşılık oğlanlarda bu tür arzular övülüyor, takdir ediliyor. Burada büyük bir çelişki var: Bir yandan erkeklerin mantıklı, özdenetimi yüksek yapısına karşılık "kadın doğasının" yola getirilmesi, düzeltilmesi gerektiği söyleniyor; diğer taraftan, "erkek doğasının" dizginlenmemesi gerektiğini, zaten de dizginlenemeyeceğini kabul etmek gerekiyor. Kimsesiz veya feleğin sillesini yemiş erkeklerin
Eskiden bir kız kaçırma veya tecavüz olayı olduğunda ailenin erkeklerine tazminat ödenirdi. Böyle bir olayda kızın kendisinin değil, ailenin zarar gördüğü düşünülürdü, çünkü bir değiş tokuş nesnesi olarak kızın değeri büyük ölçüde azalmış olurdu. Burada yine erkek egemen kültürün ilkel takas anlayışından bahsediyoruz: Kızlar, erkeklerin kendilerinin benzerlerini üreterek oğul sahibi olabilmeleri için birbirlerine alıp verdiği bir mal olarak görülürdü.
- Öyleyse kız kaçırılır veya tecavüze uğrarsa, ailenin erkekleri, yani kızın babası ya da erkek kardeşleri bir kayba uğruyordu ...
hangi dönemden itibaren fahişeliğin açık kanıtlarına rastlanıyor?
- Piramitlerin inşa edildiği şantiyelerle ilgili Mısır papirüslerinde. Bu belgelerde işçilerin "zevk kızları" bulduğu tavernalardan bahsediliyor. O zamanın metinlerinde de bugün kullanılanlara benzer ifadeler yer alıyor: "zevk kızı", "teselli kızı", "orta malı" gibi.
Samolar'da doğuştan veya hastalık nedeniyle gözden düşmüş bile olsa bütün genç kızlar bir gün evlenirler. Dul kaldıklarında (ki bu çoğunlukla eşler arasındaki yaş farkı nedeniyle kocanın ölmesiyle olur) veya karşılıklı ayrılma kararı alındığında, bazı kadınlar babalarının ve erkek kardeşlerinin kontrolüne geri dönmek istemezler. Bağımsız kalırlar ve "vahşi kadın" olurlar. Geçimlerini kendileri sağlarlar ve cinselliklerinde de özgürdürler. Çocuk doğururlarsa, onları üzerlerinde hak sahibi olacak bir kocaya değil, sevgililerine verirler.
-Demek Samolar' da veya atalarımıza benzeyen diğer ilkel toplumlarda cinsel özgürlüğün örnekleri var ama fuhuş örneğine rastlanmıyor ...
-Evet, kesinlikle.