Hep tek ve değişmez bir soruyla ve yanıtıyla karşı karşıyayız: "Kadınlar erkeklerle eşit mi?" Yanıt da hep aynı: "Hayır." Bu yanıt, Avrupa'da, Asya'da, Afrika'da, Endonezya'da vb. hangi toplum söz konusu olursa olsun hiç değişmiyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Annelerin kendi kızlarını sünnet ettirmelerinin nedeni onlara acı çektirmek değil, gelecekte iyi bir evlilik yapabilmelerini garanti altına almaktır. Erkeklerin sünnetsiz bir kadını istemeyeceğini bilirler. Sünnet edilmeyen kızlar "temiz" değildir, koca bulamazlar ve kötü yola düşme riskiyle karşı karşıya kalırlar. Böyle bir kız ne olursa olsun dışlanacaktır. Dolayısıyla, gerçekte erkekler eksizyonu dayatmaktadırlar ama kendi ellerini de kirletmemektedirler. Burada da erkeklerin tatminine yönelik bir uygulama söz konusu ve yine erkeğin kadına üstünlüğü çıkıyor karşımıza.
- Dış cinsel organların bir kısmının kesilip çıkarılmasına
pek çok toplumda rastlıyoruz ve bu uygulama çok eskilere dayanıyor. Yine de kimse bu uygulamaların tam olarak ne
zaman ortaya çıktığına dair geçerli bir hipotez öne süremedi.
- Ne tür uygulamalar yapılıyor? Eksizyon,
• infibülasyon ...
Bunlar farklı uygulamalar.
- Evet, doğru. Eksizyonun da farklı türleri var: Dudakların
bir kısmının kesilmesi, klitoris prepüsünün .. çıkarılması veya küçük dudaklarla birlikte klitorisin tamamının kesilip alınması gibi. En uç uygulama olan infibülasyonda yalnızca klitoris değil, küçük dudaklar da kesilir. Büyük dudakların üzerine kesikler atılır ve bunlar birleştirilerek dikilir. Dikilirken de sadece idrar ve regl kanının akabileceği küçük bir açıklık bırakılır. Gerdek gecesinde kadının kocası bir bıçakla dikilmiş kısmı açarak genişletir. Bazı bölgelerde bu açıklık, doğumlardan sonra veya kadının kocası yanında olmadığında tekrar dikilir.
- Bu Amazon mitinden bile daha ürkütücü... Düşünün anestezi yok, antibiyotik yok -ki bu nedenle birçok kız enfeksiyondan ölüyor-, o yaranın kapanıp nedbeleşmesi gerekiyor ve kadınlar bu uygulamaya bağlı acıları yaşamları boyu çekiyorlar ...
Erkek güdüsünün meşruluğu hiçbir zaman sorgulanmaz. Bu güdü doğal kabul edilir -ama yalnızca erkekler için. Tabii şunu da eklemeliyiz: Doyurulması için kadınlara gereksinim vardır. Bunun aksine, kadın libidosu her zaman sıkı bir şekilde denetlenir. Birçok toplumda kızların evleninceye kadar bakireliklerini korumaları, sonra da kocalarına sadık kalmaları şart koşulmuş, zina şiddetle cezalandırılmıştır. Evlilik bu anlamda bir "cinselliğin tekelleştirilınesi anlaşması" dır.