Yazar, kitap boyunca okurlara felsefi bir dil ile düşüncenin gücünü anlatıyor. İnsanın hayatta yapmak istediklerini istediği sürece yapabileceğini, kararsız kaldığında ise hiçbir zaman gerçek bir doğrunun olamayacağını söylüyor. Ama bana kalırsa kitapta eksik bir şeyler vardı.
Biz kadınlar; hayatımıza ve bilgi yoluna bir anlam ararken, kendimizi hep dört klasik arketipten biriyle özdeşleriz; Bakire’nin (elbette cinsel bakirelikten söz etmiyorum) arayışı bütünüyle bağımsız oluşundan kaynaklanır ve öğrendiği her şey karşısına dikilen güçlüklere tek başına karşı koyabilme yeteneğinin meyvesidir. Şehit, kendini tanıma yoluyla acıyla, teslimiyetle, çileyle bulur. Azize, yaşamanın nedenini koşulsuz sevgide ve karşılığında hiçbir şey istemeden verme yeteneğinde bulur. Ve son olarak Cadı, varlığını eksiksiz ve sınırsız hazzın peşine düşerek doğrular. Kadınlar genellikle birini seçmek zorundadırlar, ama “Athena” bunların dördü birdendi.”