Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimiz içimizi gören bir aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz ağzımızla inkar etmeye çalıştığınız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.
Yaşamda, bir başka ruhun sizinkinin yanına damladığı ender anlar vardır, yıldızların senede bir defa yeryüzüne sürünüp geçmesi gibi. O da benim için öyle bir takımyıldızıydı.