Arkadaşlar mardin'de kütüphanesi olmayan bir köy okuluna elimizdeki fazla kitapları göndererek bir kütüphane açmak istiyoruz. Lütfen kitaplığımızda okumuş olduğumuz, faydasızca duran kitaplarımızı gönderelim. Köyde kitap almaya parası olmayan kardeşlerimizin kitap okuyabilmelerini sağlayalım. Eminim herkes en az bir kitap bile gönderirse, cok iyi bir iş çıkarabiliriz. Köy okulu sekizinci sınıfa kadar Türk edebiyatı ve dünya klasiği gönderebiliriz. Gönderemiyorsak bile bu iletiyi PAYLAŞIP daha çok kişinin görmesini sağlayalım. Lütfen yoruma kim kaç kitap gönderebilir yazalım. Adresi bildireceğiz.. Duyarlılığınız için şimdiden teşekkür ederiz.
Bu açıklamaları sadece büyükler için yapıyorum. Onlar şekillerden hoşlanır. Onlara yeni tanıştığınız bir arkadaştan bahsetseniz, asla en önemli soruları sormazlar. Size arkadaşınızın sesinin nasıl olduğunu, hangi oyunları tercih ettiğini ya da kelebek koleksiyonu yapıp yapmadığını hiçbir zaman sormazlar. "Kaç yaşında? Kaç kardeşi var? Babası kaç lira kazanıyor?" gibi şeyler sorarlar. Ancak bunları bildiklerinde onu tanımaya başladıklarını düşünürler.
Onlara "Pembe tuğlalardan yapılmış bir ev gördüm, pencerelerinin kenarında sardunyalar, çatısında güvercinler vardı, " diyecek olsanız, böyle bir evi hayal edemezler bile. Onlara "Yüz bin dolar değerinde bir ev gördüm," demeniz gerekir.O zaman; "Ah, ne kadar güzel bir ev!" diyeceklerdir.
"Hem de benim sevilecek neyim var ki: güzel değilim öyle, varlıklı da değilim, soydan soptan bir üstünlüğüm de yoktu, sana bir ilgi de göstermemiştim, ne bulduydun bende, neden bir dengini bulmadıydın ha?"
Birisi sizin için gerçekten değerli ise, bunu ondan bir suçmuş gibi gizleyin. Bu hoş bir şey değildir ama doğrudur. Çünkü, bırakın insanları, köpekler bile büyük dostluklara katlanamazlar.
Arthur Schopenhauer