Dışarıdan, pencerelerin ardından yabancı büyük kentin hiddetli sesinden başka bir şey duyulmuyordu; kent, durmaksızın homurdanıyor, ne ölümle ne de yaşamla ilgileniyordu.
Bilir misiniz, karanlık gecede ormanda yürürken, uzakta bir ışığın parladığını gördüğünüzde artık ne yorgunluğu, ne de yüzünüze çarpan dalları hissedersiniz.