Bir köleyi, köleliği bitse bile, özgür olduğuna, hele hele sahibiyle eşit olduğuna ikna etmek çok zordur. Zincirleri çözüldüğünde, ne yapacağını bilemez ve sahibinin gözlerine bakar. Onun, kendisini özgür bıraktığına ikna olmadıkça yerinden kıpırdayamaz. Özgürlüğü henüz içselleştirememiş toplumların, bir zamanlar istilacısı olan grupların sözünün üstüne söz söyleyememesi ve o acizlik duygusuyla hırçınlaşması bundandır.”
Yanlızca yolu sevdiğimiz için yürümek istemez miyiz bazen? Çok mu tuhaf?Ben seninle yürümeyi sevdim Faruk .Bir yere gitmek için,bir neticesi olsun diye değil.Seninle yolda olmak çok güzeldi.