Vv

Vv
@Cansudyn
Tutunabileceğimiz tek güzellik sanat; onun da mutluluk umrunda değil! Mutluluk bizim kuruntumuz!.. Bütün çabamız acılardan kaçmak. Kaçtıkça batıyoruz.
Sayfa 40 - Ayrıntı yayınları
Reklam
Puan vermedi·590 syf.·
2021 28. kitabı
Sen devam ediyordun ben sedeliyordum. Sen bugünü yaşıyordun, ben yarın doğacak güneşi bekliyordum. İhtiraslar,mektuplar, kasımpatılar içimdeki beni depreştirdi. Bedevilerden kalma devşirme bir söz vardı:" İnsan sevdiği birini kaybettiğinde yüreğinde kırk mum yanarmış. Her geçen gün bir mum söner ve kırkıncı gün geriye tek mum kalırmış ve o mumun ateşi sonsuza dek yanarmış." Hayat bu kadar gülünç bir alan değil miydi? Tek mumun ateşiyle doğan güneşe "Merhaba" demek. Ahmet Ümit'i okurken Nevzat karakterini kendime çok yakın buldum, hiç düşünemezdim bir karakterin içimdeki beni kendine çekip sorgulatacağına. Rüyalar alemine girip gerçeğin kor ateşinde kavuratacağına, eşyaların da dilinin olduğu, hüzzam makamında mahur besteyi içimdeki ben'e söylediğimi bilmiyordum. "Farkım yok yoktan, beni bilmezlikten geldim." Dedim kendime. İstanbul'un isimleri büyüledi beni Byzanion,Konstantinopolis rüyalar aleminde; Süleymaniye, Ayasofya, Fatih Cami,İbn-i Sina'nın türbesi,Fatih'in türbesine kadar derinlemesine öğrendim.Antik İstanbul şehrinin görünen ve görünmeyen kısmını mitler, savaşlar, hüsran... Ayasofya özellikle büyüleyici bir yan oluşturdu. (Nika savaşı) İstanbul'a gittiğimde daha farklı bir perspektiften bakmama olanak verecek ve özellikle de Ayasofya'ya gittiğimde Leyla Barkın'ı arayacak gözlerim, keşke karakterler gerçekten de var olsaydı. Polisiye romanda suçluları tahmin ettim, şaşırmadım. Neden diye sorarsanız aklıma bir avukatın söylediği bir söz geliyor." Ben altmış yıllık avukatım tüm güvensizlikler en yakın ve bir zamanlar birbirine en güvenen insanlar arasındaydı." Dedi. Ve sonuç yine aynıydı.
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,1bin okunma
Oysa, yönetimin gücünün tamamı, her zaman için devletin gücü olduğundan, asla değişmez: buradan şu sonuç çıkar ki, bu güç kendi üyeleri üzerinde ne kadar çok kullanırsa, bütün halk üzerinde etkimek için elinde o kadar az güç kalır. Dolayısıyla, yüksek görevlilerin sayısı ne kadar çok olursa, yönetim de o kadar zayıf olur. Not: Jean- Jacques Rousseau'dan alıntıladığım 72. Sayfa, bugün Türkiye'de yapılan güç makanizması İbn Haldun'un deyişi ile dördüncü kuşağın başa gelmesiyle yaşlı yönetim ve despotlaştıran yönetici ile eş değer bir sonuç olarak düşündüm, fazla uzağa gitmeye gerek yok.
Özgürce gerçekleşen her etkinin, ortaya çıkmasına yardım eden iki nedeni vardır: biri manevi nedendir,yani: edimi icra eden güç. Bir amaca doğru yürürken, ilk olarak oraya gitmeyi istemem gerekir; ikinci olarak da ayaklarımın beni oraya taşıması. Bir yatalak koşmak istesin, ya da çevik bir adam istemesin, her ikisi de yerlerinde kalacaktır. Siyasi gövde de aynı devindiricilere sahiptir.
Argenson Markisi" Her çıkar farklı ilkelere sahiptir. İki tikel çıkarın uzlaşması bir üçüncünün çıkarına karşı çıkarak olur."
Reklam