"Burada hakikat ayaklar altına alınır ve yalan bütün resmi kurumlar tarafından bütün amaçların tek aracı olarak kutsallaştırılır. Öyle bir ülkeyi terk ediyorum ki, dedim kendi kendime demir sandalyede otururken, orada hakikat anlaşılmaz ya da kabul görmez ve hakikatin karşıtı her şey için tek geçer akçedir."
"Entelektüel özgürlük maddiyata bağlı. Şiir entelektüel özgürlüğe bağlı. Kadınlar ise her zaman yoksul oldular, sadece iki yüz yıldır değil, dünyanın başlangıcından beri."
"Jane Austen'i zorlayan şartlar varsa bu yaşamak zorunda olduğu hayatın darlığıydı. Bir kadının tek başına gezmesi imkansızdı. Jane Austen hiç seyahat etmedi, Londra'da bir omnibüsle gezmedi, bir lokantada tek başına bir öğle yemeği yemedi. Ama belki de elinde olmayanı istemek Jane Austen'ın mizacına aykırıydı. Yeteneği ile hayat şartları birbiriyle kusursuz bir uyum içindeydi."