Cansu Kalın

"Burada hakikat ayaklar altına alınır ve yalan bütün resmi kurumlar tarafından bütün amaçların tek aracı olarak kutsallaştırılır. Öyle bir ülkeyi terk ediyorum ki, dedim kendi kendime demir sandalyede otururken, orada hakikat anlaşılmaz ya da kabul görmez ve hakikatin karşıtı her şey için tek geçer akçedir."
Sayfa 40·Kitabı okudu
Cansu Kalın
Öyle bir ülkeden gideceğim ki dedim kendi kendime, orada en aydınlık günde bile karanlık gece hüküm sürüyor ve orada esasen sadece bağırıp çağıran cahiller iktidarda.
Reklam
"Entelektüel özgürlük maddiyata bağlı. Şiir entelektüel özgürlüğe bağlı. Kadınlar ise her zaman yoksul oldular, sadece iki yüz yıldır değil, dünyanın başlangıcından beri."
Sayfa 112·Kitabı okudu
Cansu Kalın
O zaman demek ki kadınların şiir yazma şansı asla olmadı. Paraya ve kendine ait bir odaya bu denli önem vermemin sebebi bu.
"Jane Austen'i zorlayan şartlar varsa bu yaşamak zorunda olduğu hayatın darlığıydı. Bir kadının tek başına gezmesi imkansızdı. Jane Austen hiç seyahat etmedi, Londra'da bir omnibüsle gezmedi, bir lokantada tek başına bir öğle yemeği yemedi. Ama belki de elinde olmayanı istemek Jane Austen'ın mizacına aykırıydı. Yeteneği ile hayat şartları birbiriyle kusursuz bir uyum içindeydi."
Sayfa 73·Kitabı okudu
Cansu Kalın
"Tüm bu eserleri ortaya koyması," diye yazıyor yeğeni anılarında, "çok şaşırtıcı zira çekilebileceği ayrı bir çalışma odası yoktu, çoğunlukla ortak salonda çalışmış, sürekli basit sebeplerden bölünmüş olmalı."
"Tüm istekleri, kendilerini anlamaya yönelik olanlar hiçbir zaman nereye gittiklerini bilmezler."
Sayfa 132·Kitabı okudu
Cansu Kalın
Kendi ruhunun yörüngesini kim hesaplayabilir?