"Hayatımda," diyordu Churchill, "devlet adamlarının kullandığı sözcüklerle, birçok ülkede gerçekte olan biten şeyler arasında şimdiki kadar büyük uçurumun olduğu bir zamanı hatırlamıyorum.
Çünkü köylüye bir şeyh gerekli.
- Ama niçin? diye sordum.
Niçin olacak... Besbelli işte. Burda yaşayan insanların doktoru yok, ebesi yok, ilacı yok, yolu yok, işi yok, parası yok... Hiçbişeyi olmayınca, hiç olmazsa şeyhimiz olsun, diyorlar. Ulan kara sakalına tükürdüğümün gavatı, senin pis ayağını bastığın murdar toprağı bu köylü alıp yarasına merhem, çürük ciğerine ilaç, kısır karısına şurup yapıyorsa, bir boka yaramadığını bilmediğinden mi sanıyorsun? Ulan, ilaç yok, para yok... Başka ne halt etsin! Bir umut işte, boş da olsa umut... Bu adamların insan gibi yaşayacak evi, işi gücü, doktoru, ilacı olsa, sakalına teneke bağlar da sıkıştığın yere kadar kovalar.