Yakup KAZDAL

Yakup KAZDAL
@Captainyk
“POYRAZ BİR HİKÂYE” Kitabımın ilk bölümleri hikâyeler kısmında.Okuyup yıldızlayarak destek verebilir,yorum ve eleştirilerinizle yol gösterici olabilirsiniz.Vakit ayıran herkese teşekkürler. #272384665 Cahit Zarifoğlu Oğuz Atay Fyodor Dostoyevski
Kaptan
İstanbul
4 Eylül
73 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“POYRAZ BİR HİKAYE”
Bedel ödemekse, yaptığı hatanın bedelini en ağır şekilde ödemiş ve ödemeye de devam ediyordu. Daha kaç kez ölmesi gerektiğini bilemeden hayatın ona verdikleriyle yetiniyor, yaşadığı aydınlanmanın tevekkülünde her şeye eyvallah çekip kabulleniyordu. Kaç geceyi düşünce dehlizlerinde sabah etmişti… Kaç kez hiç yaşanmamış sohbetlerin hayalini kurup o hayallerden tek başına dönmüştü… İnsan bazen olmayacak şeyleri bile özlüyor. Yaşanmamış ihtimalleri… Sorulmamış soruları… Verilmemiş cevapları… Belki de en çok onları. Çünkü insanın canını olanlar değil, olabilecekken yarım kalanlar yakıyordu. Her şey çok güzel olabilirdi… Neden bu kadar ketum davranmak zorundaydı… Ne olurdu bir kez olsun “Neden?” diye sorsaydı… Bir kez olsun infaz etmek yerine yargılasaydı… Bir idam mahkûmunun bile son arzusu sorulurken neden bir kez olsun ona tek bir söz hakkı verilmeden darağacına gönderilmişti? Bu kadar basit miydi?
Yakup KAZDAL
Nerede durmam gerektiğini çok iyi bildiğim için gelemedim sana, oysa gelmeyi ne kadar çok istediğimi tahmin bile edemezsin…
Reklam
Buz Dağı
İkimiz için de hikâyenin sonu farklı. Sen artık buz dağının görünmeyen tarafında duruyor, yaşama devam ediyorsun. Ben ise her seferinde sana ulaşmaya çalışırken o buz dağının görünmeyen tarafına çarpıyor ve yoluma devam edemiyorum.
Yakup KAZDAL
Yarım kalan hiçbir hikâyenin sonu olmuyor, en azından bir taraf için. Freud'un "yineleme zorlantısı" dediği şey belki de budur, ruh yarım kalan hikâyeyi tamamlamak ister. Ve sen de bu döngü içinde sıkışıp kalırsın. Sen buna “buz dağının görünmeyen kısmına çarpmak” dersin, kadercilik ise “nasip değilmiş”.
“POYRAZ BİR HİKAYE”
Bedel ödemekse, yaptığı hatanın bedelini en ağır şekilde ödemiş ve ödemeye de devam ediyordu. Daha kaç kez ölmesi gerektiğini bilemeden hayatın ona verdikleriyle yetiniyor, yaşadığı aydınlanmanın tevekkülünde her şeye eyvallah çekip kabulleniyordu. Kaç geceyi düşünce dehlizlerinde sabah etmişti… Kaç kez hiç yaşanmamış sohbetlerin hayalini kurup o hayallerden tek başına dönmüştü… İnsan bazen olmayacak şeyleri bile özlüyor. Yaşanmamış ihtimalleri… Sorulmamış soruları… Verilmemiş cevapları… Belki de en çok onları. Çünkü insanın canını olanlar değil, olabilecekken yarım kalanlar yakıyordu. Her şey çok güzel olabilirdi… Neden bu kadar ketum davranmak zorundaydı… Ne olurdu bir kez olsun “Neden?” diye sorsaydı… Bir kez olsun infaz etmek yerine yargılasaydı… Bir idam mahkûmunun bile son arzusu sorulurken neden bir kez olsun ona tek bir söz hakkı verilmeden darağacına gönderilmişti? Bu kadar basit miydi?
Yakup KAZDAL
youtu.be/JrdMHNEEHOs?si=...
İhtimâl
Aynı gökyüzünün altında, birbirine bu kadar dokunup da bu kadar uzağa düşmek mi? İkimiz içinde hayat koca bir imkansızlık sundu bize ihtimal ki herşeyden habersiz hayatına devam edeceksin ihtimal ki ben herşeyin içinde olmayacak kadar habersiz olacağım. Çünkü biz ihtimallerin en güzelini bir imkansızlığa feda ettik.
Yakup KAZDAL isimli okura yanıt verildi
Yakup KAZDAL
A L G A N onu hepsinden önce yaktık. Kalemine sağlık kardeşim.
İhtimâl
Aynı gökyüzünün altında, birbirine bu kadar dokunup da bu kadar uzağa düşmek mi? İkimiz içinde hayat koca bir imkansızlık sundu bize ihtimal ki herşeyden habersiz hayatına devam edeceksin ihtimal ki ben herşeyin içinde olmayacak kadar habersiz olacağım. Çünkü biz ihtimallerin en güzelini bir imkansızlığa feda ettik.
Yakup KAZDAL
Sigaramız yok, alkolümüz yok, kötü alışkanlığımız yok, biz ne yakalım 👏🏼