“POYRAZ BİR HİKÂYE” Kitabımın ilk bölümleri hikâyeler kısmında.Okuyup yıldızlayarak destek verebilir,yorum ve eleştirilerinizle yol gösterici olabilirsiniz.Vakit ayıran herkese teşekkürler.
#272384665Cahit ZarifoğluOğuz AtayFyodor Dostoyevski
En çok sevdiğim Türk yazarı olan Oğuz Atay kalemini ciddi anlamda yansıtmış daha önce Tutunamayanlar okuduğumda yazarı Türk yazarlar arasından en üst noktaya yerleştirmiştim çünkü yazarın kalemindeki Fyodor Dostoyevski benzerliği beni çok etkilemiş hatta zihinsel parçalanmayı kendine münhasır bir şekilde yansıtması içimde fırtınalara sebep olmuştu bunlar Oğuz Atay ı bende çok farklı bir yere koyuyor.
Tehlikeli Oyunlar romanında her ne kadar olay örgüsü okur dostu olmasa da derin zihinlerin anlayabileceği şekilde yansıtılmıştır. Bilinç akışı, iç monologlar, toplumsal uyumsuzluk, iç dünyada yaşam etkili bir şekilde ele alınmış. Okuyacak olan arkadaşlar için harika bir eser.
Mel Robbins Milyonlarca kişinin hayatını değiştiren “o” yöntem. Bırak Yapsınlar Teorisi Çok iddialı olmuş.
Okurken sık sık içimden “ee, zaten böyle olmalı, tabii ki de öyle” dediğimi fark ettim.
Eğer kendinizi belli bir seviyeye getirmişseniz; ikili ilişkilerde karşınızdaki kişiyi sözlerinden çok davranışlarıyla okuyabiliyor, bir ilişkiyi nasıl ve ne şekilde yürütmeniz ya da gerektiğinde nasıl sonlandırmanız gerektiğini tecrübeyle biliyorsanız, kısacası boşa yaşamamışsanız, bu kitabı okumanıza pek gerek yok.
Anlatılanlar ve önerilen yöntemler, temelde sağlıklı bir ilişki kurarken izlenmesi gereken yolu anlatıyor. Bu yolu zaten yürümüş olanlar için yeni bir şey sunmuyor.
Ancak 25 yaş altındaki tüm okuyuculara gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
Bazı şeyleri acı bir şekilde tecrübe etmek zorunda değilsiniz.
İnsan özgürse, neden bu kadar kötülük var?
Tanrı varsa, neden masumlar acı çeker?
Ahlakın kaynağı nedir, cehennem nedir, bağışlamak ne demektir?
Fyodor Dostoyevski, Karamazov Kardeşler kitabında bu sorulara cevap vermektense bizi bizzat o sorularla baş başa bırakır. Çünkü belki de sorular, cevaplardan daha değerlidir.
Roman baştan sona bir başyapıt niteliğinde.
Toplumsal değerlerden bireysel vicdana, dinin gölgesinden insanın kendi gölgelerine kadar birçok hassas noktaya dokunuyor.
İyilik ve kötülük gibi görünenlerin hangi gözle, hangi yürekle ve hangi bağlamda tanımlandığını sorgulatır bize.
Ve aslında şunu fısıldar:
İnsan, yargıladığı kadar kendini tanır; affettiği kadar insan olur.
Ancak tüm bu felsefi derinliğe rağmen roman, finalinde okuyucuyu bir miktar hazırlıksız yakalıyor.
Okuduğunuzda son cümleme hak vereceksiniz :)
George Orwell, alegorik ve distopik bir anlatımla kaleme aldığı Hayvan Çiftliği’nin ardından 1984 romanında da okuyucunun satır aralarındaki en küçük boşluklarda bile sorgulama arzusu duymasını sağlayan çarpıcı bir distopya sunmaktadır. Bu distopya günümüz Türkiye’sinin acı gerçeklerini bir kez daha hatırlatıyor insana.Bu her ne kadar üzücü olsa da esere gölge düşürmek istemem. Herkesin okuması gereken bir kitap olduğu düşüncesindeyim.
Bir tavsiye üzerine değil de ismini sıkça duyduğum için alıp okuduğum bir roman.Romandan çok adından da anlaşılacağı üzere mektuplardan oluşan bir eser.
Okuyacak olan okuyucu arkadaşlara tavsiyem.Büyük bir beklenti içerisine girmeden okumanız olacaktır.
Franz Kafka ‘nın Milena’ya olan aşkını, ona yazdığı mektupların satırlarında göreceksiniz. Yer yer Franz Kafka ‘ ya sinirlencek yer yer Milena’ya olan aşkına hayran kalacaksınız.
Umutsuzluk ve ümit arasında sıkışıp kalmış bir aşk hikayesi.
Milena'ya MektuplarFranz Kafka