İnsanlar şehir gibiydi.Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz.Sevmediğiniz yanları,birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi.
Zavallı çocuklar! Sizin o mini mini elleriniz birkaç asırdan beri insanlığın altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil, belki kendiniz gibi küçük kuşları, güzel çiçekleri okşamak içindir.
Çalışkan ve üretken bir insanın içinde her zaman bir koca tembel vardır ve bence önemli olan bu ikisinin birbiriyle uzlaşıp, çatışmadan birlikte var olabilmeleri. Tembelin egemen olduğu zamanlarda kendini suçlu hissetmeyen insan, kendi zamanının akışı içinde saati geldiğinde, çalışkan ve üretken yanıyla zaten yeniden buluşacaktır. “Yapmam lazım”ın yerine “yapmak istiyorum”u koyabildiğimizde, “yapmam lazım”ın insana yaşattığı, “kendine karşı işlenmiş varoluşsal suç”un gerilimi söner, “yapmak” yerini “olmaya” bırakır. Ancak, günümüz dünyasında pek çok insan, üst-sistemlerin şartlandırmaları ve beklentileri sonucu, yaparak varolabileceği yanılgısını yaşamakta. Olabildiğimiz zaman zaten yapabileceğimizi bilmenin hafifliğini yaşayamadan, tanıyamadan.