Oğuz Atay İnsanların en büyük korkusu yalnızlık mıdır? Duyguların yoğunluğu neye göre değişir? Hayat ne zaman tehlikeli bir oyuna dönüşüyor? Bir çok soruya kapı açtıran ruhunu dinleyip neden sorularını sorduğun hayatındaki insanlardan, dünyandaki toplumsal veya sosyolojik yerini sorguladığın, noksansız bir hayat için ömrünü nasıl derbeder ettiğini net bir şekilde ortaya çıkaran eser.
"Tehlikeli Oyunlar" romanının ana karakteri Antikacı Mehmet, özgürlüğü sorgulayan bir adamdır. Roman, Mehmet'in içsel yolculuğunu, geçmişiyle yüzleşmesini ve toplumsal normlara olan eleştirisini konu alır. Kişinin kişiliği adına oynadığı "rolleri" sorgulamaya ve bu rolleri reddetmeye karar verir. İlişkileri, özellikle de kadınlarla olan etkileşimleri üzerinden kendi depolarında sürdürülüyor. Roman, farklı zaman dilimlerinde yer alan anılar ve içsel monologlar ile zenginleştirilmiş ve okuyucuya insanın içsel çatışmalarını, yalnızlığını ve safkan insanın yaşadığı zorlukları hissettirir.twh Tehlikeli Oyunlar
"İnsanlığa öfkem başlıyordu, belki de ilk öfkelerimi bu oyunlar sırasında duymuştum Çunkü, bütün gücüme rağmen oyuna geliyordum. Kendime kızıyordum: Çünkü oyuna geliyordum, anlıyor musun oğlum Hidayet? oyuna geliyordum. Oyuna gelmemeliydim bana oyun oynanmamalıydı. Bütün gücümle uyanık kalmalıydım, başkalarının rüyalarını görmemeliydim. Ve kardeşim Hidayet, öfkelenince de onların bütün kusurlarını, küçüklüklerini, daha önce hoşgörüyle karşıladığım kendini begenmişliklerini daha şiddetle görüyordum ve unutmuyordum."
Sayfa'63