Kendi doğamı yadırgıyorum. (…) Sence bu olağan mı? Bir bütünlük arıyorum çünkü kendimi darmadağınık hissediyorum, dağılarak yok olacakmışım gibi hissediyorum. Peki, sence bu olağan mı?
“Ölümün mü, hayatın mı çocuğuyuz? Bu saati hangisi kuruyor; mevsimlerin eli mi, mutlak karanlığın parmağı mı? Ölüm, muhakkak ki bir akıbet. Fakat madem ki hayat denen piyango, beni teşkil eden adem parçasına isabet etmiş, madem ki kâinat, her zerresiyle benim için canlanmış, o hâlde duyguların ve duyumların cennetinde, bu acayip Walt Disney oyununda sonuna kadar payımı almalıyım!”
Bütün kafasındakilere, hepsine birden “Paydos!” demek, kapıları açmak ve yol vermek, son zerresine kadar her hatırayı, her hayali, her tasavvuru kovmak…