Casarès

Kendi doğamı yadırgıyorum. (…) Sence bu olağan mı? Bir bütünlük arıyorum çünkü kendimi darmadağınık hissediyorum, dağılarak yok olacakmışım gibi hissediyorum. Peki, sence bu olağan mı?
Ceren. Ceren? Ben!·Kitabı okudu
1000Kitap
Casarès
Bitkinlikle yaptığı resme bakıyordu; elinden kaçırdıklarına, dağılıp gidenlere, dağılırken kendisini de dağıtan şeylere bakar gibi.
Reklam
“Ölümün mü, hayatın mı çocuğuyuz? Bu saati hangisi kuruyor; mevsimlerin eli mi, mutlak karanlığın parmağı mı? Ölüm, muhakkak ki bir akıbet. Fakat madem ki hayat denen piyango, beni teşkil eden adem parçasına isabet etmiş, madem ki kâinat, her zerresiyle benim için canlanmış, o hâlde duyguların ve duyumların cennetinde, bu acayip Walt Disney oyununda sonuna kadar payımı almalıyım!”
Sayfa 72·Kitabı okuyor
Casarès
Hayır, böyle de düşünemiyordu. Bu da çok basitti. Bu sadece dışarıda kalmak, satıhta yüzmekti.
Bütün kafasındakilere, hepsine birden “Paydos!” demek, kapıları açmak ve yol vermek, son zerresine kadar her hatırayı, her hayali, her tasavvuru kovmak…
Casarès
Varlığın çemberinden çıkmak, bütün tenakuzlarından kurtulmak…
“bir insanı bir daha görmemenin, sesini bir daha işitmemenin, bir daha hayatına girmemenin keskin ve yenilmez acısı”
1000Kitap
Casarès
onu bir daha göremeyecekti. o, sonuna kadar hayatından çekilmişti.
Sen ve ben işlerin nasıl yürüdüğünü biliyoruz ama bu aptallar, yanılsamalardan muzdarip, der gibidir.
Friedrich Nietzsche·Kitabı okudu
Felsefe
Casarès
Bu sefil aptalların hiçbir fikri yok, bebeğim, demiştin. Bunun gibi mi?