Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz
Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz
Kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı
Günlere geldim bunu bana öğretmediniz
Hükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığı
Ama yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdim
Bunu bana söylemediniz
İnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler
Bunu bana öğretmediniz
Kardeşim İbrahim bana mermer putları
Nasıl devireceğimi öğretmişti
Ben de gün geçmez ki birini patlatmayayım
Ama siz kağıttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini
nasıl sileceğimi öğretmediniz. Bir kentten daha geçtim
Buğdayları yakıyorlardı
Yedikleri pirinçti
Birbirlerine açılan borular gibi üfürüyorlardı
Sonra birbirlerinden borular gibi çıkıyorlardı
Pirinçler gibi çoğalıyorlardı
Atlarını yalnız atlarını cana yakın buldum
Öpüp çıkıp gittim yelelerini
İnsan gerçek manada karmaşık bir ürün. Hayatım boyunca kendimden çok şey bekledim. iyi bir üniversitede tahsil, başarılı notlar, esaslı bir iş şaşalı bir ev, son model bir araba, güzel kalpli iyi bir eş, sağlıklı ve hayırlı bir çocuk ve daha nice öğrenilmiş istekler. Sahip oldum mu, evet, hem abartmadan saydığım sıfatları ile. Söyleyeyim de acziyetimizin penceresindeki tül penceremden içime bakan şakaklarınızı yalayıp omuzlarınıza duşup içinizi titretsin "Manzaralı, pahalı, tam teçhizatlı mezarlık." Ben buna bile sahip oldum.
Oysa ruhumuzun karmaşıklık arz eden coğrafyasını es geçerek sadece paketlenmiş arzularımıza odaklanmamız (bu arzularımın büyük bir çoğunluğu da toplumun bana "iyi ve güçlü" diye tanımladığı güvenceli tırı vırılar) en büyük hatamız imiş. Ruhumuzu tahlil etmeden hayatı tahmin etmek ve anlamsız icralarla ömrü yiyip bitirmek öz-nakavtın gerekçesiymiş. Bunu seksenimde anlamış değilim. Ben bunu mezarlığımı satın almadan önce de kavramıştım lakin bu "uydurulmuş kalıplara dayalı hayat" ciddi manada bir uyuşturucu etkisine sahip. Ben her şeyi kavramıştım kavramasına fakat, tüketmeden konumlanmam bir kere zordu artık. İpin ucunu kaçıralı çok olmuştu ne de olsa.
Öyle ağlasam öyle ağlasam ki çocuklar
Size hiç gözyaşı kalmasa
Öyle üşüsem öyle üşüsem ki çocuklar
Size hiç soğuk kalmasa
Öyle acılar çeksem ki çocuklar
Size hiç acı kalmasa
Öyle ölsem öyle ölsem ki çocuklar Size hiç ölüm kalmasa
Öyle gülseniz öyle gülseniz ki çocuklar Hiç gülmeyen kalmasa
Öyle yaşasanız ki çocuklar
Hiç yaşamayan kalmasa