Roman, bir gencin annesinin ölüm haberini alıp onun cenazesi ile ugraşmasıyla başlıyor.
Meursault , hiçbir şeyi umursamaz ,hissiz , gerek olmadıkça konuşmayan bir insan bence.
Annesi öldüğünde hiç aglamamıştır ve bu romanda baya dile getirilip sorgulanılıyor.
Roman iki bölümden oluşuyor.Birinci bölümde annesinin ölümü,sevgilisi ile tanışma ve komşularıyla arasındaki sohbetler anlatılıyor.
İkinci bölümde ise hapise atılması,mahkeme süreci,hayatı biraz sorgulaması.. vs roman son buluyor.En sonda "hayatı dolu dolu yaşadım bence , bugün ölmüşüm ya da 20 sene sonra ölmüşüm ne fark eder" gibi bir cümle kuruyor. Hiçbir pişmanlığı yok olsa bile umursamaz zaten.
Romanı okurken biraz sıkıldım. Onu yaptim,bunu yaptim,şunu yaptim gibi anlatıldı bütün hikaye.Gerçi meusaultın hayatı başka nasil anlatilabilirdi ki:)
Meursaulta özendim onun gibi hissiz olmayı isterdim.
Kitap 5 kısa hikayeden oluşuyor. Her hikayede bir kişi ölüyor. Ölen kişinin hayatını ve ailesini çok kısa bir tanıtıyor yazar bize.
Bir insan ölürken çevresindekilerin davranışlarına dikkat edilmiş her hikayede.
Ailelerin ;hayatlarında hiçbir şey olmamış gibi devam etmeleri ,ölen kişinin ardindan miras için kavga etmelerini(miras için ölmesini bekliyorlar) , mezarlıktan hemen ertesi gün çalışmaya devam edip ,defin günü bir gün dükkan kapalı kaldı hayıflanmak..Açlıktan ,ölen çocugun dibinde yemek yemek.
5 kısa hikayeden güzel bir anlam çıkartmış yazar. Baya beğendim.