Suçsuz insanı öldürmek ölümlerin en zalimi, insanoğlunu en aşağılayanı, en iğrenci ,en rezilidir.Dünyanın bütün savaşlarında öldürülenler suçsuz insanlar değil mi?
Kendimize ait olduğumuzu düşünmek, mutluluk ya da rahatlık sebebi olabilir mi? Genç olanlar ve refah içinde yaşayanlar böyle düşünebilirler.Böyleleri ,her şeye sahip olmanın yüce bir şey olduğunu düşünebilirler; çünkü kimseye bağımlı olmamayı, görünmeyen hiçbir şeyi düşünmek zorunda olmamayı, sürekli dua etmekten ve başkalarının iradelerini etkileyişlerinin sorumluluğundan muaf olmayı kendi tarzları sayarlar Ancak zaman geçtikçe onlar da bütün insanlar gibi , bağımsızlığın insanlara özgü bir şey olmadığını -bunun doğal bir durum olmadığını -bir süre idare edilebileceğini ama bizi güven içinde sona taşıyamayacağını anlarlar.
İnsan yaşlanır; içinde o derin zayıflık hissini , kayıtsızlığı, rahatsızlığı hisseder, bütün bunlar ilerleyen yaşla gelir ; böyle hissedince de sadece hasta olduğunu düşünür,bu can sıkıcı durumun belli bir nedeni olduğunu düşünerek korkularını bastırır ve hastalıktan kurtulduğu gibi bu durumdan da kurtulmayı ümit eder.