Birakıp gitmek, geride bırakmak; sonra hayatın o kirli oyunları, süprizleri, gerçekleşmesini bekleyipte gerçekleşmeyen mucizeleri adamakıllı pişman eder, bazen olur, bazen olmaz.
Dostoyevski yaşamış ve yazmış, bu kitap onun bir nevi otobiyografisidir diyebiliriz,
Kahramanımızın ufak kıza olan şefkati, koruyuculuğu, öburüne duyduğu o tutku ve içsel boşluk, duvar etkisi, duvar bile onca şeyden sonra çiçek açardı ama öbürü...
Çoğu tecrübeli okur finali zaten tahmin eder dostoyevski bu sonuçta çoğu zaman şaşırtmıyor.
Direk hayatın kendisini aktarıyor.
Yazar dostumuz, kafasına kurşunu yemek üzereyken af çıkıyor, bilindik birşeydir bu.
Bahsi geçen roman tüm bu olan bitenden sonra kaleme alınmıştır.
O iyi bir rus yazardır.