Bu milletin tarihi, Osman Gazi'nin çadır kurduğu Söğüt, yahut Domaniç yaylasından başlamıyordu. Milletin ilk varlığı da üç yüz çadır halkından ibaret değildi. Bu milletin vatanı, Osmanlı devletinin sınırladığı yerlerden bile büyüktü. Onun vatanı Türk milletinin yaşadığı her yerdi. Gerçi bu vatan bölünmüştü. Parçalanmıştı. Millet yer yer esirdi. Fakat:
Tarih birliği,
Irk birliği,
Dil birliği
Dilek birliği,
olunca, onun bir gün kurtulması, kalkınması ve kendi toprakları üstünde kendi saltanatını kurması mukadderdir deniliyordu. Çünkü yeni görüşe göre, aslolan milletti. Vatan, bu milletin yaşadığı her yerdi. Hangi taht ve hangi bayrak altında olursa olsun bu vatanın bir de adı vardı: Turan
Birisinin emeğinin sonuçlarını zorla almak (vergi) o kişinin zamanından zorla almaya ve onu çeşitli aktiviteleri yapmaya yönlendirmeyle eş değerdir. İnsanlar, sizi belli işleri belli bir süre için karşılıksız yapmaya zorlarsa, bu insanlar ne yapacağınıza ve yaptığınız işin amaçlarının kendi kararla- nınızdan aynı amaçlara hizmet edeceğine karar verir. Bu... onlanı sizin sahibiniz yapar ve onlara sizin üzerinde bir mülkiyet hakkı verir.
Hel ise, tecrübelerinden ötürü, korkaklardan haklı olarak çekinirdi. Korkaklar her zaman için cesur insanlardan daha tehlikeli olurlardı. Bir kere sayıları daha fazlaydı. Sonra, arkadan vururlardı. Vurdukları zaman da kötü vururlardı. Çünkü sağ kalırsanız öç alacağınızdan korkarlardı.