Celalettin YILDIRIM

Celalettin YILDIRIM
@CelalettinYildirim
Bursa
84 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·148 syf.··
2026 2. kitabı
Kitap, Doğu felsefesi üzerine yazılmış, oldukça güzel ve akıcı bir roman. Anlatmak istediği temel fikir şu: Hakikat tektir, ona giden yollar ise çoktur. Bir dağın zirvesine giden pek çok yol olması gibi… Kimi yol insanı doğrudan zirveye götürür, kimi dolaştırır, kimi ise engebelidir. Yazar, bu düşünceyi hayatın içinden örneklerle son derece etkileyici bir biçimde betimler. Her ne kadar karakterin dünyevi meşgalelere kendini kaptırdığı bölümler yer yer sinir bozucu olsa da, bu rahatsızlık hissinin kaynağı aslında kendi hayatlarımızdan gördüğümüz kesitlerdir. Bırakmak isteyip de bırakamadıklarımız, sıkı sıkıya tutunduklarımız… Hikâyede karakter, önce Brahman olan babasının yanındaki hayatını terk eder ve ormanlarda çileci bir yaşam süren Samanalara katılır. Daha sonra yıllarca yanında kaldığı, eğitim aldığı Samanaları da bırakır ve Buddha’nın öğretileriyle karşılaşır. Buddha’dan ve öğretilerinden fazlasıyla etkilenmesine rağmen, herkesin kendine özgü bir tekâmül ve öğrenme süreci olduğuna inandığı için bu yolu da geride bırakır. Ardından dünyevi zenginliği, zevkleri tatmak ve deneyimlemek amacıyla bir şehre taşınır. Burada Kamala ile tanışır, ondan aşkı ve hazzı öğrenir. Kamaswami’den ticareti öğrenir ve onun ortağı olur. Başlangıçta tüm bunlar bir oyun gibidir. Zenginleşir, ticaret yapar, insanlara yardımcı olur, güzel diyaloglar kurar. Kamala’dan samsarayı öğrenir. Ancak zamanla bu zevklerin içinde kaybolmaya başlar. Öğretilerin verdiği huzur ve mutluluk artık yoktur. İnsanlarla ilişkileri bozulur. Evet, itibar vardır, para vardır, mal mülk ve kadın vardır ama huzur ve mutluluk kaybolmuştur. Derken kumarda tüm mal varlığını kaybetmesiyle intiharın eşiğine gelir. Kendisinde var olduğunu düşündüğü üç özelliği, yani oruç tutmak, düşünmek ve beklemek yetilerini
Felsefe-Düşünce
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·148 syf.··
2026 2. kitabı
Hermann Hesse
8/10 · 47bin okunma
Govinda, sesini çıkarmadan kulak vermiş dinliyordu. Bir aradan sonra duraksayarak; "Ne diye taşı örnek aldın?" diye sordu. "Belli bir nedeni yoktu, Govinda. Ama belki de taşı, ırmağı, bizim gözlemlediğimiz ve kendilerinden bir şeyler öğrenebildiğimiz tüm nesneleri sevdiğimi göstermek istedim. Bir taşı sevebilirim, Govinda, bir ağacı da, bir kabuk parçasını da sevebilirim. Bunlar çeşitli nesnelerdir, nesneler de sevilebilir. Ne var ki, sözcüklerin renkleri yok, kenarları köşeleri yoktur, bir korkudan, bir tattan yoksunlar. Senin huzura kavuşmanı engelleyen de budur belki, o pek çok sözdür belki. Çünkü kurtuluş ve erdem de, Sansara ve Nirvana da sözcüklerden başka bir şey değildir, Govinda. Hiçbir nesne yoktur ki, Nirvana olsun; yalnız sözcük olarak vardır Nirvana."
Sayfa 142·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Keşfettiğim bir şeyi söylüyorum sana. Bilgi bir başkasına aktarılabilir, bilgelikse hayır. Bilgelik keşfedilebilir, bilgelik yaşanabilir, bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı, bilgelikle mucizeler yaratılabilir, ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilemez. Henüz bir delikanlıyken sezdiğim bir şeydi bu, beni öğretmenlerden uzaklaştıran şeydi. Bir düşünce gelişti kafamda, Govinda, senin yine şaka diye ya da aptalca bir şey gözüyle bakacağın bir düşünce, ama düşüncelerimin en iyisi. Dinle: Hiçbir gerçek yoktur ki, karşıtı da gerçek olmasın! Yani şöyle: Bir gerçek ancak tek tarafıysa dile getirilip sözcüklere dökülebilir. Düşüncelerle düşünülüp sözcüklerle söylenebilen ne varsa tek taraflıdır, hepsi tek taraflı, hepsi yarım, hepsi bütünlükten, mükemmellikten ve birlikten yoksun. Ulu Gotama öğrencilerine dünyadan söz açarken, çile ve esenlik diye ikiye ayırdı. Başka türlüsü olanaksızdır, öğretmek isteyen birinin izleyeceği başka yol yoktur. Ancak dünyanın kendisi, gerek çevremizdeki, gerek içimizdeki varlık asla tek taraflı değildir. Asla bir insan ya da bir eylem tümüyle Sansara, tümüyle Nirvana değildir, asla bir insan tümüyle kutsal ya da tümüyle günahkâr olamaz. Böyle gibi görünmesi yanılmamızdan, zamana gerçek bir nesne gibi bakmamızdandır.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce