korkak biri kendinden güçsüz kişiler karşısında büyüklenerek davransa ya da başkaları tarafından kollanıp gözetildiği için cesur görünse bile, her zaman bir korkak olarak kalır. Korkaklığından evinin kapısına üç kilit birden vurur belki, çevresine polis köpekleri ve çeşitli tuzaklar yerleştirir, beri yandan korku diye bir şey bilmediğini ileri sürer. Kimse de kalkıp ondaki korkunun varlığını kanıtlayamaz; ama böyle kişilerin kendilerini korumak amacıyla harcadıkları çaba, karakterlerindeki korkaklığı yeterince açığa vurur.
Bir annenin ilk görevi, belli bir kişiye tamamen güvenebileceği duygusunu çocukta uyandırmak, daha sonra da bu güvenin giderek açılım kazanarak derinleşmesini ve sonunda bütün çevrenin güven kapsamına alınmasını sağlamaktır.