İnsanların toplumun ya da çeşitli grupların ulvi menfaatleri uğruna kendi çıkarlarını feda etmelerini beklemek safdil bir ütopiklik değilse bile kıssadan hisse tarzı bir telkin olarak kalmaya mahkumdur.
Sevgi ve evlilik, eşlerden birinin karşı tarafa bedensel cazibenin, arkadaşlık ve çocuk sahibi olma isteminin dürtüsüyle kendini açığa vuran canı gönülden teslimiyetidir. Sevgi ve evliliğin yalnızca iki tarafın değil tüm insanlığın mutluluğu için bir işbirliği oluşturduğunu görmek zor değildir.