Dantes

Dantes
Okudukça insanlardan uzaklaşıyorum. Böylesi daha iyi... İçlerinde olduğum zaman hislerime yeniliyorum. "Herkes istediği kadar koşsun. Beni anlayacak insan, oturduğum yerde de beni bulur."
"İnsanoğlu, üstünde kendisi için hem bir yük hem de bir baştan çıkarıcı olan ten taşır. O, bu teni hem taşır durur hem de ona boyun eğer. İnsanoğlu bu teni gözaltında tutmalı, disiplin altına almalı, bas-tırmalı ve ancak son kerteye kadar dayandıktan sonra ona uymalıdır. Bu boyun eğiş de gerçi bir suç, ama bağışlanabilir bir suçtur. Düşüş olmasına düşüştür, ama diz üstüne bir düşüştür ve sonunda duaya dönüşebilir. Azizlik mertebesine erişmek bir ayrıcalık, dürüst olmak bir kuraldır. Yanılın, kusurda bulunun, günah işleyin, ama dürüst olun. İnsanoğlu için yasa, olabildiğince az günah işlemektir. Hiç günah işlememek, ancak meleklerin rüyasıdır. Dünyevi olan her şey günaha bağlıdır. Günah bir çekim merkezidir."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gelenek,vicdan ve özgürlüğün kesiştiği bir yolculuk.
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 122. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 10:32
Zülfü Livaneli’nin Mutluluk romanı, Türkiye’nin toplumsal yaralarına dokunan güçlü bir hikâyeyi, hem edebi hem insani bir duyarlılıkla anlatıyor. Roman, birbirinden çok farklı dünyalarda yetişmiş üç karakterin kesişen yolları üzerinden, bireyin kendi kaderini tayin etme hakkını, toplumsal baskıların ağırlığını ve özgürleşmenin bedelini sorguluyor. Livaneli burada yalnızca bir hikâye anlatmıyor; ülkenin coğrafi, kültürel ve sınıfsal uçurumlarını arka plana yerleştirerek, bu uçurumların insan hayatlarını nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Doğu’nun suskunluğu ile İstanbul’un karmaşası arasındaki geçişler, romanın temposunu diri tutarken, okura hem içsel bir yolculuk hem de sosyal bir panorama sunuyor. Kitabın en güçlü tarafı, Livaneli’nin karakterleri yargılamadan, onları kendi iç sesleriyle ve gerçeklikleriyle ele alması. Her bir karakter, kendi vicdanı ve geçmişiyle hesaplaşırken okuru da sorgulamaya davet ediyor. Bu yönüyle Mutluluk, yalnızca bir toplumsal mesele romanı değil; aynı zamanda insanın “kendi içindeki karanlığı ve aydınlığı” bulma çabasının da hikâyesi. Dili akıcı, atmosferi güçlü, düşündürme kapasitesi yüksek bir roman. Okuyucusunu hem sarsan hem de umut kapılarını aralayan bir etkisi var. Eğer kitabı yeni bitirdiysen, muhtemelen zihninde hâlâ karakterlerin taşıdığı yükler, buldukları yollar ve sorulan büyük sorular yankılanıyordur. Bu da Mutluluk’u yalnızca okunup geçilen değil, insanın içinde iz bırakan bir roman hâline getiriyor.
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi Yayınları · 202443,7bin okunma

Dantes

, bir kitap okudu
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2025 122. kitabı
Zülfü Livaneli
8.3/10 · 43,7bin okunma
..."insanoğlu homo erectus olduğu andan itibaren, kadınların vajinası daraldı" dedi. "Bu yüzden insanın dişisi çok zor doğurur. Hamileliği ağır geçer, bebeği de diğer hayvan yavruları gibi doğar doğmaz yürüyemez. Bakıma ihtiyacı vardır. Eee, mağarada geçen uzun hamilelik ve annelik günlerinde aileyi kim besleyecek, kim av eti getirecek? Tabii ki bir erkek. Kendisini o aileye adamış bir adam. Bu sebeple mağara devrinden beri dünyanın bütün kadınları, bütün erkeklere üç soru sorarlar: Nereye gidiyorsun? Ne zaman geleceksin? Beni seviyor musun? Bu iş mağara devrinde böyleydi, günümüzün New York'unda da, Paris'inde de, İstanbul'unda da böyle!"...
Sayfa 334·Kitabı okudu
"Cesare Pavese, Endymion'u şöyle konuşturmuş ve sonra intihar etmişti: Şarabın verdiği uykuyu ve bir kadının yanında uyunan ağır uykuyu bilirim ama bütün bunlar işime yaramıyor artık. Yatağımda kulağımı dikiyor ve sıçramaya hazır duruyorum ve bu gözlerim, karanlığa gözlerini diken kişinin gözleri sanki. Bana, hep böyle yaşamışım gibi geliyor. Ve yabancı ona şöyle diyordu: Herkesin kendisine düşen bir uykusu vardır Endymion. Ve senin uykun, seslerden, çığlıklardan ve topraktan, gökten, günlerden sonsuz bir uyku. Vahşi yalnızlık senindir. Bunları yazan bir insan intihar etmeyip de ne yapabilirdi ki; elinden ne gelirdi artık?... "
Sayfa 185·Kitabı okudu