Dantes

Dantes
Okudukça insanlardan uzaklaşıyorum. Böylesi daha iyi... İçlerinde olduğum zaman hislerime yeniliyorum. "Herkes istediği kadar koşsun. Beni anlayacak insan, oturduğum yerde de beni bulur."
Ankara, 12 Haziran
150 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kendi Oluşturduğu Düzenin Esiri
7/10
·49 syf.··
2026 33. kitabı
Jules Verne’in Zacharius Usta metni, bir saat ustasının hikâyesinden çok daha fazlasıdır. Bu hikâye, insanın yarattığı düzen üzerinden kendini tanrılaştırma çabasının kaçınılmaz çöküşünü anlatır. Zacharius sıradan bir usta değildir. O, yalnızca saat yapmaz; zamanı kontrol edebildiğine inanır. Kurduğu mekanik düzen kusursuzlaştıkça, çevresindeki insanları da bu düzene uydurur. İşte kırılma tam burada başlar: İnsanların kabulü, onun için bir başarı değil, bir ilahlaştırma aracına dönüşür. Artık Zacharius için Tanrı dışarıda değildir. Tanrı, onun kurduğu düzendir. Fakat Verne burada sert bir sınır çizer. İnsan, düzen kurabilir; ama varoluşun sahibi olamaz. Zacharius’un trajedisi de tam olarak budur: Kurduğu sistem büyüdükçe kendini büyüttüğünü sanır, oysa gerçekte yaptığı şey, kendi sınırlarını unutmaktır. Finalde yaşanan çöküş bir sürpriz değildir. Bu bir ceza da değildir. Bu, kaçınılmaz bir sonuçtur. Çünkü insan, yarattığı şeyin efendisi olmaktan çıkıp ona inanmaya başladığı an, artık o düzenin kurucusu değil, ilk kurbanı olur. Zacharius Usta, şunu açıkça söyler: İnsan Tanrı’yı bırakıp kendi yarattığı düzene tapmaya başladığında, aslında yükselmez—yavaş yavaş yok olur.
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,8bin okunma
Reklam
Martin Eden - Yükselişin İçinde Gizlenen Çöküş
10/10
·517 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 02:24
Bazı kitaplar vardır; bir karakteri anlatmaz, bir zihni inşa eder. Martin Eden tam olarak bunu yapıyor. Okur olarak sadece Martin’i izlemiyorsunuz - onunla birlikte öğreniyor, onunla birlikte
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,5bin okunma
7/10
·368 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 01:54
Reis: Gladio'nun Türk Tetikçisi, Türkiye’nin karanlık bir dönemine ışık tutarken, okuru net cevaplardan çok rahatsız edici sorularla baş başa bırakıyor. Soner Yalçın, gazetecilik ile yorum arasında gidip gelen anlatımıyla yalnızca bir hayat hikâyesi sunmuyor; devlet, güç ve suç arasındaki bulanık sınırları görünür kılıyor. Kitabın merkezindeki Abdullah Çatlı figürü, klasik iyi-kötü ayrımını bozan bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. Devlet adına yapılan eylemler ile kişisel çıkarların iç içe geçtiği bu portre, okura şu soruyu sorduruyor: Bir insan nerede “görevli” olmaktan çıkar, kendi karanlığının temsilcisine dönüşür? Eserin en güçlü yanı, kesin hükümler vermekten kaçınması ve gri alanları olduğu gibi bırakması. Ancak bu durum aynı zamanda kitabın en rahatsız edici tarafı; çünkü okur, anlatılanların bir kısmının hiçbir zaman tam olarak aydınlanmayacağını hissediyor. Sonuç olarak kitap, bir biyografiden çok bir “sistem sorgulaması”dır. Okuyucuya sunduğu şey cevaplar değil, şudur: Devlet, güç ve birey arasındaki ilişki, çoğu zaman göründüğünden çok daha karmaşık ve tehlikelidir.
Reis: Gladio'nun Türk TetikçisiSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20212,718 okunma
7/10
·72 syf.··
2026 30. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 08:55
Yazar: Jack London Yayın Yılı: 1912 Tür: Post-apokaliptik novella
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
8/10
·126 syf.··
2026 29. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 09:19
Ayaktakımı Arasında üzerine düşünürken en çok aklımda kalan şey, insanların en zor koşullarda bile umut ile gerçek arasında bir denge araması oldu. Karakterler sadece yoksulluk içinde yaşayan kişiler değil; aynı zamanda hayata tutunmaya çalışan, kırılmış ama tamamen pes etmemiş insanlar. Luka’nın umut veren sözleri bir teselli gibi dururken, Satine’in sert gerçekliği insanı sarsıyor. İkisi de tek başına yeterli değil gibi geliyor. Çünkü sadece umutla yaşamak bir yanılsama yaratabiliyor, sadece gerçekle yaşamak ise insanı karamsarlığa sürükleyebiliyor. Bana göre eser, bu iki uç arasında bir denge kurmanın önemini gösteriyor. İnsan hem gerçeği kabul etmeli hem de ileriye doğru hareket edebilmek için umudu korumalı. Gorki burada taraf tutmak yerine düşünmeyi tercih ediyor ve okuyucuyu kendi cevabını üretmeye zorluyor. Okurken fark ettim ki oyun sadece karakterlerin değil, aslında hepimizin içindeki o umut–gerçek çatışmasını yansıtıyor.
Ayaktakımı ArasındaMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,530 okunma
Reklam