Cem Erem

Puan vermedi·152 syf.··
2024 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2024 00:00
Roman koleksiyonculuk saplantısının etrafında insanın nesnelere ve geçmişine duyduğu tutkuya nasıl gem vurup vuramayacağını konu ediyor. Çek porselen koleksiyoneri Kaspar Utz’un hikâyesi, sadece kişisel bir yaşam öyküsü değil, aynı zamanda 20. yüzyılın politik atmosferi içinde geçen bir varoluş arayışı olarak da okunabilir. Utz’un porselenlerine olan takıntısı, onun hem geçmişine hem de içsel dünyasına sıkı sıkıya tutunduğunu gösterirken, bu bağlılık/bağımlılık (?) onu kendi kendine kapanmış bir hapishaneye sürüklüyor… Chatwin’in sade ama çok katmanlı anlatım tarzı hikayeye evrensel bir boyut katmış. Roman, sadece bir adamın kişisel eşyalarına olan tutkusunu değil, koleksiyonculuğun ya da nesnelerle kurulan bağımlılığın psikolojik boyutlarını irdeliyor. Utz’un bu saplantısı, hayatın ve tarihin dayattığı zorluklar karşısında bir tür direnme biçimi gibi görünebilir, ancak zamanla özgürlüğüne mal olan bir yük haline dönüşmüş… Yazarın eserini yazarken tercih ettiği biyografimsi tarz kitabın yer yer komik ve trajik dil romana samimi bir hava vermiş. Çevirmen Çiğdem Erkal’ın titiz ve özenli çalışması, kitaptaki bu samimi ve özgün üslubu başarıyla Türkçeye taşıyor. Bu çeviri, eserin derinliğini ve ironik tonlarını koruyarak, Türk okuyucusuna aynı zengin deneyimi bozmadan okuyucuyz aktarmayı başarmış…
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma
Reklam

Cem Erem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.··
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2024 00:00
·
2024 52. kitabı
Bruce Chatwin
6.4/10 · 150 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2024 49. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 11:58
Kitabımız popüler deyişle Junot Díazın “ilk roman”ı ayrıca 2008 Pulitzer kurgu ödülünü kapmış. Ha unutmadan, New York Times'ın 21. Yüzyılın 100 Kitabı listesine (buda son günlerde moda oldu) giren çarpıcı bir roman... Roman, baş karakter Oscar Waonun yaşamı çevresinde Dominik Cumhuriyeti'nin tarihinden, diktatör Trujillo'nun gölgesinden ve DCye geçirdiği pençesinden izler taşıyor. Kitap, Latin Amerika kültürü ve tarihine dair yoğun göndermelerle örülü ve sıklıkla Spanglish (İspanyolca ile İngilizcenin karışımı) dilinde yazılmıştır. (Buraya ufak bir anekdot sıkıştırıyorum: Adam Sandlerin 2004 tarihli ve aynı isimli komedisini seyretmelisiniz) Neyse, yoruma dönelim, bu konu kitabı otantik kılarken bazı okurları dil engeline takılmaya zorlar. Açıkçası bu okuyuculardan teki benim Díaz’ın, İspanyolca argo, terim ve deyimleri sıkça kullanması, anlatıya gerçekçi bir derinlik katarken, bazı okuyucular için zorlayıcı olabiliyor. Kitabın arka kısmında yer alan küçük sözlük yararlı olmakla birlikte, eksiklikleri nedeniyle okuyucuların sıklıkla gugıllamaya itiyor. Bu, edebi anlamda eseri daha çok kültürel bir yolculuğa dönüştürse de, her okur bu tür bir çabaya girişmek istemeyebilir. Kimi okuyucu için romanın bu yanıyla mücadele etmek, anlatının keyfini azaltabilir… Kitap, yalnızca Oscar'ın kişisel mücadelesine değil, aynı zamanda diasporadaki bir ailenin travmalarına, diktatörlük altında ezilen bir halkın kolektif belleğine de dikkat çeker. Modern fantastik edebiyat, çizgi romanlar ve popüler kültüre yapılan göndermeler ise genç okurların ilgisini çekebilir. Díaz’ın kullandığı anlatım tekniği Salman Rushdienin Geceyarısı Çocukları ya da Gabriel García Márquezin Yüzyıllık Yalnızlık’ı ile benzer şekilde postkolonyal (arada sırada akademik zımbırtılarda yapıştırırım) bir
Oscar Wao'nun Tuhaf Kısa YaşamıJunot Diaz · İthaki Yayınları · 2020210 okunma