Cem Erem

Puan vermedi·223 syf.··
2024 55. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2024 16:12
Edebiyat dünyasında çığır açan, bir tarz yaratan bu Nabokov, Lolita kitabında olduğu gibi okuru hem büyülüyor hem de rahatsız ediyor. Nabokovun diğer eserlerinde olduğu gibi burada da dilin adeta kendisi başrolü oynuyor ve olay örgüsünden çok, yazarın anlatım ustalığı, ironisi ve satır aralarında gizlenen anlamlar dikkati çekiyor... Roman, edebi bir oyun alanı olarak aşk, ihanet ve intikam temalarını işlerken, bir tür kara komediye dönüşen karanlık atmosferi ile insanın varoluşsal sancılarını da yansıtır. Netekim yine yasak bir ilişki Klasik anlamda trajediye dönüşmesini beklediğimiz anlar, Nabokov’un keskin zekası ve ironisi ile beklenmedik şekilde mizahi bir boyut kazanıyor. Bu mizah, Dostoyevski’nin Ecinnilerindeki toplumsal ve psikolojik derinlikle yankılanan bir yapıda. Zaten biraz gugıllarsanız Nabokov-Dostoyevski-Karanlıkta Kahkaha üçgenini göreceksiniz… Ve, film… Kitabın mizahi ve bir o kadar da karanlık dokusunu David Lynch’in Mulholland Drive filminde bulabiliriz. Lynch’in filmlerinde olduğu gibi Nabokov’un romanında da gerçek ile kurgu, rüyalar ile kabuslar iç içe geçer ve izleyiciyi ya da okuru bilinçaltının derinliklerine doğru çeker… Filmde 5 yıldızlıktır. Sonuda etkileyicidir kayıkçı, seyretmelisin…
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma
Reklam

Cem Erem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·223 syf.··
6 günde okudu
·
2024 55. kitabı
Vladimir Nabokov
8/10 · 395 okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2024 10:01
Yasunari Kawabata’nın eserlerindeki hassasiyet, sembolizm ve sadelik, Japon kültürünün doğa ve minimalizm anlayışıyla derinden iç içe geçmiştir. Japonlar, doğayı kutsal sayar ve yaşamın geçiciliğini doğanın döngüleriyle özdeşleştirirler bu da Kawabata'nın eserlerindeki sembolik yapıyı anlamak için temel bir bakış açısı sunacağını düşünüyorum… Kiraz Çiçekleri gibi öykülerinde, çiçeklerin kısa ömrü yalnızca bir doğa tasviri değil, aynı zamanda yaşamın kırılganlığına ve geçiciliğine dair güçlü bir metafor haline geliyor. Kiraz çiçeklerinin açılıp hızla solması, insan hayatının anlık güzelliklerini ve kaçınılmaz sonunu yansıtır. Ki, günümüzde turizm sağolsun japonya da bu konuda binbir türlü festival olduğunu biliyoruz artık. Bilmeyenlerde bu kitabı okursa adamların işlerlikten kaldırılan bir tramway hattına bile festival düzenlediğini görecektir… Kawabata’nın dilindeki sadelik, Japon kültüründe büyük yer tutan minimalizm anlayışıyla paralellik taşır. Az kelimeyle çok şey anlatmak, boşlukların ve sessizliklerin önemini vurgulamak, tıpkı Japon yaşamında olduğu gibi onun edebiyatında da merkezi bir yer tutar. Bu sadelik, yüzeyde duru bir anlatım gibi görünse de, derinlerinde okuyucuya hayatın karmaşıklığını ve insanın ruhsal derinliklerini düşündürür. Benzer bir anlayışı Tanizaki’nin Gölgeye Övgü adlı denemesinde buluruz. Tanizaki, Japon estetiğinde gölgelerin ve sadeliğin güzelliğini vurgularken, Kawabata da kiraz çiçeklerinin geçici güzelliği üzerinden yaşamın zarif ama kısa anlarını ele alır. Her iki yazar da doğanın ve sadeliğin içindeki derin anlamı keşfederek, Japon kültürünün minimalizm felsefesine dayanan bir edebi duyarlılık yaratır… Kawabata’nın sembolizmi ve sadeliği, sadece estetik bir tercih değil, Japon kültürünün doğaya ve hayatın geçici doğasına olan
Kiraz ÇiçekleriYasunari Kawabata · Can Yayınları · 20221,055 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2024 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2024 18:47
İngrid Rojas Contreras’ın *Esrik Ağacın Meyvesi* kitabı, adını roman boyunca tanık olduğumuz unutma ve hatırlama süreçleriyle bağlantılı metaforik bir anlam taşıyan zehirli bir ağaçtan alıyor. Bu ağacın uyuşturan ve zehirli meyvesi, Pablo Escobar’ın yarattığı şiddet dolu Kolombiya'nın gölgesinde gelişen karakterlerin içsel yolculuklarını simgeler. Kitap ismindeki esriklik/Escobarın sağladığı esriklik bence çok güzel bir metafor ve gönderme Geçmişle yüzleşmek ve onunla başa çıkmak, bu meyvenin sunduğu belirsiz, esrarengiz güçle bir metafor haline geliyor. Romanın dili de bu büyülü atmosferi destekleyerek, okuru Kolombiya’nın karmaşık tarihine ve bireysel hafızanın gücüne sürüklüyor… Kitap İsabel Allende’nin Ruhlar Evi gibi eserlerle bu açıdan ortaklıklar taşırken, Laura Esquivel’in Acı Çikolata romanında olduğu gibi, gelenekler ve doğaüstü unsurlar arasındaki derin bağları ön plana çıkarıyor… Netflixte Narcos dizisini tekrar seyretmişken, hemen üzerine bu kitabı okuyunca Escobarın yediği nanelerin dizide bayağı gerçeğe bağlı kalınarak anlatıldığınıda anlamış bulunuyorum kayıkçı Kürekleri namaste çekelim, efil efil rüzgar yaratsın…
Esrik Ağacın MeyvesiIngrid Rojas Contreras · İthaki Yayınları · 202457 okunma