Cem YENAL

Cem YENAL
@CemYENAL
cem.yenal@hotmail.com
öğretmen
Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe YL
İstanbul
İstanbul Yeşilköy
73 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Felsefeci nin Tanımı
Kendi iç huzursuzluğunu uğraşılarına konu edinen bir kişinin, yani bir felsefecinin, bilimler konusunda okurlara ilet- mek istediklerinin anlamı ne olabilir diye düşünebilirsiniz.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam
65 Yaş Üstü Birisinden Duyduğum En Olgunca Söz
Öğüt vermeye gelince, benim yapacağım iş değil bu. Bir genç, yaşlı bir adamdan gider öğüt ister, değil mi? O yaşlı adam, skle- rozuna "tecrübe” adını takmışsa kendinde öğüt verme yetkisini bulur. Çok şükür benim beynim skleroza uğramadı, unumu ele- miş de değilim. Gençlerin ben problem arkadaşıyım, dert orta- ğıyım. Gençlerin problemleri benim de problemlerim olduğu içindir ki onlarla iletişimim yaşlılarla olduğundan daha iyi. Genç- liğim burada benim. Gencin sorunu beni de sarstığı için, ben başvurulan bir otorite değilim; olmak da istemem. Otorite sayıl- maya başladığım zaman, skleroz başlamış demektir! Yine de otorite olarak değil, dostça bir öğüt vermem gerekirse, öğüdüm, yalnızca "içtenlik'tir.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Çelişki ve Karşıt Kavramlarının Bağlamsallığı
Oysa karşıtlık durumdaki bir karşı sav savla çatışır ve bir birleşme ancak bu yolla yönelinir. Savla çelişen bir sınıfın içinden neyin seçileceği ve savın karşısına konacağı bir karar sorunudur. Bu ise mantığın değil pragmatiğin işidir. Bu sorunun bir tarihçesi de var: Hegel de, Feuerbahch da, Marx da “çelişki” deyip “karşıt”ı kastetmişler, bir hata işlemişledir.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Disiplinlerarasılığın Bilginin Doğasına Daha Uygun Olması
Ben bilimler arasında temelde bir ayrılık görmüyorum. Benim felsefe ve bilim görüşüm monist bir görüştür. Bütün bilgi dizgeleri birlikte bir bütün oluştururlar. Kendi aralarında gereksinmelerden doğan iç yöntem ayrılıkları söz konusu olabilir yalnızca.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Felsefenin Rolü ve İşlevi
Felsefe her insanın kendi kişisel etkinliğinin ne biçim bir etkinlik olduğunun bilincine varmasına yarar, insanı sürünün bir bireyi olmaktan çıkarır. Bu da büyük bir kültür ve uygarlık sorunudur. Çünkü insanlar sürüden olmadıkları zaman, sürüden olmadıklarını sandıkları halde bile yine de sürüye kapılmış olabilirler. Büyük topluluk olmak, el ele verip destekleşmek, dayanışmalı düşünmek ve etkinliklerde bulunmak başka bir şeydir; kabullerle, eleştirilerek aydınlatılmamış kabullerle düşünmek başka bir şeydir. Bunların birincisi kültürdür. Kültür sosyolojisinin, kültür felsefesinin daima işaret ettikleri süflileşme tehlikesine karşı bir araçtır felsefe. Sürü insanından, sürüden çıkmış insandan söz ediyorum diye sanmayın ki Nietzsche’ye yaklaşıyorum. Hayır! En ufak bir metafizik yapmadan, seçkincilikle hiç ilgisi olmayan bir kaygıyla, elle tutulur, gözle görülür bir tehlike olarak somut bir yabancılaşma olgusu olarak görüyorum sürüleşmeyi. Emansipe olmuşlukla iftihar eden insanlar vardır, aslında hiç emansipe değillerdir, isterim ki işte felsefe işte orda rol oynasın.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam