Ben sana bir şey söyliyim mi?” dedi.
“İnsanoğlu acıkmasa biz hâlâ taş devrindeyik. Bütün buluşlar neden olmuş? Hep açlıktan. İnsan acıkmış da ekmek pişirmiş, peynir mayalamış. Tokluk rehavet yapar. Tok insan düşünür mü
“Sana bir şey söyliyim mi, insanların ne kadar kuruntusu varsa hep
tokluktan. Televizyonda da görüyoruz, zenginler hep psikologlarda. Niye? Toklar da ondan. İnsan kısmı açlık derdi olmayınca başka dertler bulup kendini
oyalamak ister. Halbuki aç insanın kursağından başka derdi olmaz. Derdi başı, ‘Ay sonunu getirebilecek miyim?’ ‘Çocuğumun karnını doyurabilecek miyim
Sokağımsan
Ben anahtarı çevirdiğim zaman
Kapanan evin kapısı değil,
Senin kapın olsun açılan.
Adresimsen,
Mektuplarım doğru dürüst gelsin;
İki kişi telefonla konuşurken
Olmayalım hemen üç kişi.
Kentimsen,
Başka kentler de girsin araya;
Daha bir sevinçle katılayım,
Şenliğimsen.
Her şeyi yaz tarihimsen,
Ama her bir şeyi;
Dilimsen,
Sen de koru biraz dilliğini.
Düşüncemsen,
Kızkardeşim pencereyi açsın;
Sorguçlu bir ışık aracılığıyla
Günyenisi dolsun içeri.
Uzat saçlarını Frigya,
Yârimsen,
Yurdumsan;
Söz ver Anadolu.