Umut Furkan Çakır
Son zamanlarda roman ve hikayelerin boşluğunda boğulurken şiir okumak taze bir nefes gibi oldu.İnsan kendinden olan şeyleri diğer insanlarla paylaştığı kadar insan olurmuş derler ya daha kitabın ilk sayfasından sizinle paylaşılmış duyguların olduğunu hissediyorsunuz. Giriş kısmında şöyle demiş yazar “Acıyı, öfkeyi, yalnızlığı, sitemi, yokluğu, çaresizliği, özlemi doruğunda yaşasak da umudumuzu yitirmiyoruz. Bin parça usanmışlık olsa da bir parça umut bizleri bağlıyor hayata. Kısacası tutunmaya çalışıyoruz savrulan yaprağa, sokaktaki köpeğe, gökteki maviliğe, gülümseyen bir çocuğa...
Çoğul konuşuyorum çünkü biliyorum ki birçoğumuz aynı duyguları yaşıyoruz. Bunun iyi tek bir yanı varsa o da bazı yaralarımızın, kırıklıklarımızın bizi birbirimize bağlıyor olmasıdır... “
Umut Furkan Çakır hüznünü paylaşıyor bizlerle. Ama öyle bir hüzün ki yine de tutunacak bir dal,bir umut arıyor.
Dili çok güzel, modern ve derin. Altı çizilecek yığınla satır dolu bir kitap.
"Ahlakı zayıf olan insanların hep bir bahanesi vardır zaten. Önlerine ilk çıkana teslim olur, hiçbir şeyi umursamazlar. Nasılsa tanrı yardım eder, değil mi ?"
— Ah biçare kadınlar, neler çekermiş! Biz erkekler onları kukla değerinde kullanıyoruz. Yolda serbest ve rahat yürümelerine mani oluyoruz. Bu ne rezalet!