Cevat tapanci

Çoğu zaman nasıl bu kadar kötü yemekler yiyebildiğine şaşıyordu; bununla beraber her seferinde yemeğini son kırıntısına kadar silip süpürüyor ve sanki üç gündür açmış gibi büyük bir iştahla yiyordu. Kendisi de bunun farkına vardığı zaman: “Bu herhalde hastalıklı bir durum,” diyordu.
Sayfa 12 - Bordo-siyah Yayınları
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir defasında hocama dedim ki: Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiçbir şey kalmadı. Bana bir hurma uzattı ve dedi ki: Bunu ağzında çiğneyip ye. Yedikten sonra sordu: Şimdi sen büyüdün mü? Hayır, dedim Dedi ki: Büyümedin ama o hurma vücuduna dağıldı; et oldu, kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, tırnak oldu, hücre oldu vb. Anladım ki, okuduğum kitap da öyle dağılıyor; Bir kısmı kelime dağarcığımı zenginleştiriyor. Bir kısmı bilgi ve irfanımı artırıyor, bir kısmı ahlakımı güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve konuşmada üslubuma incelik katıyor... Her ne kadar ben hissetmesem de.
Seni seviyorum, çünkü bütün evren sana ulaşmam için işbirliği yaptı.
Edebiyat
İş için size başvuranlara, size eziyet veren sineklere baktığınız gibi bakmayın.Elden geldiği kadar herkesin işini kolaylaştırın.Herkese karşı güleryüz gösterin.