Artık her şeyin bittiğini anlayınca duyulan o sonsuz rahatlık... kurtuluş duygusu... Artık aynı yükü taşımak zorunda olmamanın verdiği huzur. Bir gün siz de hissedeceksiniz bu duyguyu...
- … Ah! Erkeklerin muhabbetine inanmak! Onların sadakatine aldanmak! Ne büyük kabahat! Ah zavallı biz kanlar(kadınlar)! Biz, evlendiğimiz vakit de zannederiz ki bir koca, bir refik(arkadaş) alıyoruz. Halbuki erkekler bize o nazarla(bakışla) bakmıyorlar. Onlar evlendikleri vakit kanlarına verdikleri ehemmiyet, satın alacakları bir beygir yahut bir arabaya verdikleri ehemmiyetten azdır!
Kitabın başlığı sizi kitaptan uzaklaştırır mı yoksa yakınlaştırır mı bilemiyorum ama ben kitaba ilgiyle başladım. Başlıktan anlaşıldığı üzere bir intihar olacağı su götürmez bir gerçekti. Fakat intiharlar sizi ölüme ve karanlığa da itebiliyorken, aynı zamanda yaşama da bağlayabilir.
Paulo Coelho 'nun Simyacı kitabına göre daha geniş kapsamlı bir kitap diyebilirim. Varoluşsal sancıların, yaratıcı ve insan arasındaki kutuplaşmaların, deliliğin normallik ve anormallik ucuyla karşılaştırılmasının, duaların ve hislerin iyiyi çağırabileceği ihtimalinin, tutkunun en saf biçimlerinin, intiharın görünmeyen tarafları ve yaşama ihtiyacını doğuran bir şeylerin daimi varlığının yer aldığı bir kitaptı.
Kitabın sonu pek tahmin edilemez değildi açıkçası ama onun dışında genel anlamda çok sürükleyiciydi ve sizi mekanlarına, karakterlerinin ruhuna kolayca çekecektir. Çağdaş romanların postmodern bakış açısıyla yazıldığı dikkate alındığında metinlerinin de çok etkili ve düşündürücü olduğunu göreceksiniz. İntihara meyilli bir insanın gözünden tanrıya bakış açısının yer aldığı şu metni ise örnek verebiliriz:
"Çok derinlerde bir yerde gene de bir kuşku vardı
aslında: Ya Tanrı varsa? Binlerce yıllık uygarlık tarihi, intiharı tabulaştırmış, tüm dinler bunu yasaklamıştı. İnsanoğlu yaşam mücadelesi vermeli, boyun eğmemeli, üremeli ve üretmeli. Toplumun çalışacak birilerine ihtiyacı var. Bir çift, aralarındaki aşk bitmişse bile birlikte kalmak durumundadır, her ülkenin askerlere, politikacılara, sanatçılara gereksinimi vardır.
Tanrı varsa -ki ben olmadığına gerçekten inanıyorum- insan aklının sınırları olduğunu da bilir. Yoksulluğu, haksızlığı, açgözlülüğü, yapayalnızlığı, bütün bu karmaşayı o yaratmadı mı? Mutlaka çok iyi niyetlerle girişmiştir bu işe, ama sonuçlar bir felaket. Tanrı varsa bu