Şerife Ceyhan

Şerife Ceyhan
ilköğretim matematik öğretmeni
53 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Çok kısa ama dolu dolu bir şiir kitabı. Sadece şiir denilip geçilemez de. Aşktan, memleketten, özlemden, yaşamaktan ve ölmekten bahseder Nazım. Benim dilim onun sözcüklerini anlatmaya yetmez ama sonunda otobiyografi şiiri ile kapatınca kitabı biraz gözüm buğulanmış olabilir. Biraz içim dolu dolu olmuş olabilir. Seni anlatamayabilirim ama seni hissettim. " Henüz vakit varken gülüm."
Henüz Vakit Varken GülümNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 202227,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·435 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Maksim Gorki'nin üçlemesinden ikinci kitabıdır Ekmeğimi Kazanırken. Kitapta kendi yaşamını gençliğini anlatan yazar bir bakıma Martin Eden'i anımsattı bana. Küçük yaşta çeşitli işlerde çalışmaya başlayan yazar kitaplarla tanıştıktan sonra insanları daha çok sorgulamaya başlar. Kadınlar hakkındaki kötü konuşmaları her gün gördükleri insanların dedikodularını yapmaları ona garip gelir. Kitaplar sayesinde bu insanlardan uzaklaşır farklı bir dünyada hisseder kendini. Çalıştığı her yerde kendisine ilginç gelen ve ona kitap okuması için destek olan hayran kaldığı birilerini bulur. Nenesinden başlayarak tüm insanlar hakkında edindiği fikirlerini bir bir işler kitapta ve sonunda da aynen şöyle der: Bu iğrençlikleri niçin anlatıyorum? Bütün bunların geçip gitmediğini, henüz hiçbir şeyin bitmediğini bilesiniz diye, saygıdeğer baylar." Başka bir yerde insanların mutlu olduğu bir yer olduğunu düşünür ve edindiği bilginin yaşına ağır geldiğini bilerek yeni bir yolculuğa çıkar. Kitapta bolca karakter var düşüncelerine çok kızdığım ama hayatta hep karşıma çıkan gerçek kişiler bunlar. 12 yaşında bir gencin dünyayı anlamlandırma çabası beni kitaba oldukça yakın hissettirdi. Ve tabiki kitapları keşfeden bir karakteri okumak ayrıca güzeldi. Altını çizdiğim onlarca satır ve beni düşündüren cümleler ile veda ediyorum kitaba ve herkesin okuyup beğeneceğini düşünerek tavsiye ediyorum.
Ekmeğimi KazanırkenMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20188,2bin okunma
9/10
·250 syf.··
2025 6. kitabı
Öncelikle Simone De Beauvoir düşünceleriyle hayran olduğum bir kadındı. Ama kitabını ilk kez okudum ve hiç beklemeden bir şeyler yazmak istedim. 3 ayrı kadının öyküsünü anlatan bu kitapta her karakter için ayrı ayrı sinir krizi geçirdim. Öykülerin arasında her kadının kendi kafasında neler kurduğunu o kadar iyi yansıtmış ki okudukça ben de mi bu kadar garip düşünceler barındırıyorum diye kendimi oldukça sorguladım. İlk öyküsünde yaşlılıkla savaşmaya çalışan 60 yaşında bir kadını, ikincisinde tüm dünyaya nefret kusan bir kadının monoloğunu, üçüncüsü ve beni en çok içine çekende ise 20 yıllık evliliğinden sonra eşiyle arasında yaşananları anlamlandırmaya çalışan bir kadının döngüsü. Açıkçası son öykünün devamını görmek isterdim. Çok sinirlendim bu şekilde bitmesine. Ama yazar sanırım öykü boyunca karakterin içinden çıkamayacağı bir duruma sıkıştığını tekrar belirtmek istemiş. Bu karakterin yanına gidip onu iyice sarsıp önceliğin kendisi olduğunu hatırlatmak isterdim. Geçmişe takılıp kendimizi sevdiklerimize bağlamak, ya da başkalarının sayesinde saygın olacağımıza inanmak, her şeyin aynı kalacağını zannetmek kitabın başından sonuna kadar bu duyguların hepsini çokça hissedebiliyoruz. Yazarın dili oldukça akıcıydı öyküler de yaşamın içinden olmasına rağmen ilgi çekiciydi. Tek eleştirim çok fazla karakter ismi dahil olduğu için hikayeyi başından yakalayamadım. Bilmiyorum bu kitap bana anlatamayacağım çok şey hissettirdi. Her birinde kendimden bir parça görüp kızdım. Yazar bir yandan içinde bulunduğu toplumu eleştirirken bir yandan da tüm kadınların iç dünyasına bir ayna tutmuş gibiydi. Diğer kitaplarını da bir an önce okumak istiyorum.
Yıkılmış KadınSimone de Beauvoir · Doğan Kitap Yayınları · 19731,267 okunma
10/10
·192 syf.··
2024 19. kitabı
Oğuz Atay'a hayran bir okur olarak onun neden bu denli Yusuf Atılgan'dan etkilenmiş olduğunu az çok anlayabildim. Karakterin bir isminin bile olmayışı belki de yalnızlığının en büyük göstergesiydi. Büyük büyük fikirleri, eleştirileri okurken tek amacının saf sevgiyi bulmak oluşu dayanılmaz. Beni en çok etkileyen kısmı (sf. 153) "Hiç kimse erkek yaratılmanın azabını benim kadar çekmemiştir." cümlesi oldu. Ve Ayşe'nin günlüğünde okuduğu babasıyla ilgili cümle. Ne kadar ağır. Toplumdaki herkesin başkalarını da hayatlarına katarak yaşadığından yakınıyor hiç bir zaman onlar olmadan tek başımıza olamayacak mıyız diye soruyor. Ne kadar haklı kafamızın içinde her gün başkaları da yaşıyor. Yazar kitabın bir çok yerinde insanları eleştiriyor hepsinde en az bir kez durup kendime bakmak zorunda hissettim. Benim tutunduğm köprüm neydi mesela? "Kuyara" alışılmış tatların sürüp gitmesi. "Adako" Gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından bir kaçış. Bu kelimeleri açıklarken karakter kendini aylak adam olarak tarif ediyor hep kaçış halinde. Ama içten içe kök salmak istediği biri var. Kitabın içinde 3-5 sayfa söz edilen karakterler için bile ayrı bir köşede üzüldüm. Yusuf Atılgan'ın sadece fikirleri kazınmadı kafama. Freud'un incelediği ne çok tramva anlatılmış ki kalbime de işledi yazılanlar. Olric yoktu fakat C. hiç susmadı kendisiyle konuşurken. Rahatınız kaçsın isterseniz hemen okuyun derim.
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 11. kitabı
Kitabı okurken hikaye bir yere varamayacakmış gibi gelmişti. Dede hep susacak mıydı, nene hep dırdır mı edecekti, kötüler bir ders almayacak mıydı? Ama sonunda ikna oldum. Ayrıca yazarın yorumuna da katılıyorum. Çocuk ruhu kendisine ters gelen durumlara direnç gösterir. Fakat yetişkinler hep sonunda pes eder. Çocuğun anne ve babasını tanımadan bir elinde dürbünü bir elinde çantası hayal dünyasında bu gerçekliğe baş kaldırmaya çalışması tüm yetişkinler için utanç olmalıydı. Tabii kitabın sonunda balık olamayacağı gerçeğini öğrenmiş oldu. Bu çağda iyilikler sınırlı kötülük ise hayalimizin ötesinde bir güçle karşımızda duruyor. Kitabın sonunda "Narin'i" andım içimden. Benzer bir sonla bu dünyayı geride bırakmış olan tüm çocuklardan ses çıkaramadığımız için özür dilerim...
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma