Ceyda

Ceyda
@Ceylaria
Geleceğinin kalemi elinde olanlara
10/10
·206 syf.··
2026 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 21:48
Öncelikle bu kitaba başlarken bir önyargı içinde başladığımı itiraf etmek istiyorum. Kitapta anlatılan, önerilen şeylerin temellerinin bazı bilimsel deneylere dayandırılarak anlatılmasına rağmen kafamda her zaman bir soru işaretiyle okudum kitabı ama kitabı okumaya devam ettikçe ve yazarın anlattığı ve benim hayatımda deneyimlediğim aslında ne kadar çok şey olduğunu gördükçe kitaba daha da çekildim. Bana bu kitabın kattığı en önemli farkındalık aslında sevdiğim insanlardaki özelliklerin kendimde sevemediğim şeyler olduğunu fark ettirmesiydi. Aslında birisine karşı bu zamana kadar beslediğimi düşündüğüm sevginin , aşkın sadece içten gelen bir duygu olarak değil benim kendimdeki bir özelliğe veremediğim sevgiyi dışardaki birisine verme ihtiyacım olduğunu gösterdi bu kitap bana. Ve bunu görüp hakkım olan sevgiyi kendime vermeye başlayınca hayatım değişti. Bu bahsettiğim şey sadece kendimde bulduğum hataların bir tanesiydi bunun gibi bir çok konuda aslında ne kadar kendime psikolojik olarak zarar verdiğimi fark ettim. Bu kitaptaki yazanları en başta o kadar redderken bile kendime hak ettiğim sevgiyi vermemek için ne kadar çabalamıştım… Uzun lafın kısası, bu kitapta sizde kendinizden hatalar bulabilirsiniz. Bunları reddetmenize gerek yok bende sizinle aynı durumdaydım, dünya üzerindeki insanların çoğuda aynı durumda olucak. Bu kitap gerçekten benim hayatımda bir şeyler değiştirdi ama sadece değişime odaklanırsanız olduğunuz durumdan farklı ama yine aynı hataları yapan bir yere varırsınız. Değişmeye değil kendinizi sevmeye odaklanın. Kendinizi sevdiğiniz duruma ulaşınca evrenden de aynı tepkiyi alıcaksınız.
Duygu ve Düşünce
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202525,9bin okunma
Reklam
4/10
·80 syf.··
2023 6. kitabı
Kitabı anlatmaya başlamadan önce kitabı okumayı düşünenler için şunu söylemek istiyorum. Eğer sadece herhangi bir biyografi okumak için bu kitabı elinize aldıysanız devam edip okuyabilirsiniz. Ama Herakleitos hakkında bilgi edinmek gibi bir amacınız varsa, Herakleitos hakkında hiç bir şey bilmeden bu kitabı elinize alacaksanız ve eğer felsefesi ilgimi çekerse araştırmaya devam edeceğim diyorsanız. Kısacası bilgi edinmek gibi bir amacınız varsa bu kitaba elinizi bile sürmemenizi öneriyorum. Ben daha önceden Herakleitosun felsefesini merak edip araştırmış birisiyim ve gerçekten fikirleri konusunda çok ilgimi çeken bir filozof. Ama maalesef ki kitapta bu usta düşünürün yeteri kadar iyi anlatılmadığını; bazı noktalarda eksik, bazı noktalarda hatalı anlatıldığını düşünüyorum. İlk başta kitabın ilk cümlesindeki hatayla başlamak istiyorum. Herakleitosa ait(!) olduğu söylenen " Aynı nehre iki kez girilmez" sözüyle başlanmış kitaba. Bu halktan büyük bir kesim tarafından yanlış bilinen kitapta da yanlış geçen bir bilgi. Bu söz Herakleitosa ait değildir. Onun gerçek sözünün daha sonrasında onu okuyup yorumlayan bir düşünür tarafından sadeleştirilmiş halidir. Gerçek söz "Aynı ırmaklara gireriz ve girmeyiz, biziz ve biz değiliz" dir. Belki aynı anlamlara çıktığı için buna niye bu kadar takıldığımı düşünenler olur diye söylüyorum eğer bu bilginin yanlış geçtiği yer ticari amaçlar güden internet sitesi gibi bir yer olsaydı bu kadar önemsemezdim ama bu tür kitaplar bilgi vermeyi amaçlar ve böyle bir şeyin bilgi vermemesi yanlış bilgi vermesinden iyidir. Kitaptaki eksik kısma gelirsek beni Herakleitosun felsefesini araştırmaya iten yaratılıştaki amaç diye isimlendirilebilecek "Logosun herhangi bir amacı yoktur. Zaman dama oynayan bir çocuktur. Hükümdarlık gücü bir çocuğun gücüdür"
Edebiyat
Herakleitos - Bir İnsanın Karakteri, Onun YazgısıdırTurgut Özgüney · Destek Yayınları · 2021390 okunma
10/10
·382 syf.··
2023 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2023 21:04
Bu kitaptan önce okuduğum Türk Edebiyatı kitapları benim bu edebiyatla ilgili güçlü önyargılara düşmeme sebep olmuştu. Bir gün edebiyat hocamız kitap seçtirirken normalde olsa Türk Edebiyatı olduğu için en son seçiceğim kitap o an içimde onu okumam gerektirdiği gibi bir his uyandırdı. Bu vesileyle elime aldım Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü. İyki de almışım. Aslında konudan çok bende hissettirdiklerinden bahsetmek istiyordum ama bazı karakterlere değinmeden geçemeyeceğimi fark ettiğim için bundan sonrasında biraz spoiler olabilir. Kitabımız kısaca ana karakter Hayri İrdalın yaşamını anlatmasından oluşuyor. Beni bu kitapta duygusal yönden Abdülselam bey, mantık yönünden ise Halit Ayarcı etkiledi. Beni kitapta en çok duygulandıran kişilerden biri Abdülselam bey oldu. O hediyeleri alıp günlerce beklemesine rağmen kimsenin gelmemesi kısmını okurken cidden gerçek bir insan olsa da sarılsam diye düşündüm. Halit Beye gelirsek düşünce stili, tutkusu ve kendisine olan inancıyla bana kendi yaşayış biçimimi sorgulatıp gerçekten yeni bir bakış açısı kazandırdı diyebilirim. Bunlar tabi kitabın yüzeysel görünen kısmı eğer kitap hakkında daha derin düşünmeye başlar veya benim gibi birkaç inceleme okuduktan sonra üstüne düşünürseniz Ahmet Hamdi Tanpınar'ın kapalı bir anlatımla nasıl Türk toplumundaki eski yeni çatışmasını ele aldığını daha iyi anlayacaksınızdır.
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Ütopya
8/10
·249 syf.··
2023 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2023 18:07
(spoiler içerebilir) Hem felsefi hem de hayatı açısından beni çok etkileyen bir yazar Thomas More. Kitap iki bölümden oluşuyor ilk bölüm daha çok karşılıklı diyalog şeklinde. Dünya da bir çok yeri dolaşıp Ütopyayı görmüş olan Rapheal Hythloday'in fikirleriyle o zaman ki ülkelerin durumlarıyla Ütopya'nın durumu karşılaştırılıyor. İkinci bölüm ise diyalogdan ziyade Rapheal'in Ütopyada ki düzeni anlatıyor. Yazarın kendi fikirlerini başkasının ağzından bu şekilde vermesi o zaman ki üstündeki baskı karşısında gayet mantıklı birşey olmuş. Bence ilk bölüm ikinci bölümden -özellikle eleştirileriyle- daha ilgi çekiciydi. Kitabın son kısmına eklenen yazarın hayatı da ayrı bir ilgimi çekti. More'un ölümle burun buruna olmasına rağmen düşüncelerinden vazgeçmemesinde ki kararlılığı, hayata karşı olan pozitif ve eğlenceli tutumu ve daha fazlası benim gözümde ikonik bir yere sahip olmasını sağlıyor. Peki ya ütopya gerçek olabilir mi? Gerçekten bu kadar düzen içinde, altın gibi madenlerin değersiz bulunduğu, tüm malların herkesin ortak malı olduğu, suç oranlarının neredeyse sıfır olduğu bir ülke olması mümkün mü? Benim fikrimi sorarsanız değil. Ben tüm insanların içinde doğuştan gelen bir iyilik ve kötülük olduğuna inanıyorum, peki insanları gerçekten kötülüğe sürükleyen şey mecburiyet mi? Mecburiyetten yapan insanlar da olduğunu düşünüyorum ama hepsinin böyle olduğu fikrinde değilim. İçindeki kötü kısmı kontrol edemeyip nefsine yenik düşerek sadece zevk için de kötülük yapan insanlar olduğunu düşünüyorum. Böyle bir durumda cidden insanların refah içinde olduğu bir devlet sunmak kötülüğü, suçları önleyebilir mi? Bu açıdan kitabın adının; gerçekleşmesi olanaksız, çarpıcı, ilginç tasarı ya da düşünce anlamına gelen ve bu türe adını veren "Ütopya" konulması pekte yersiz sayılmaz.
Felsefe
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma