Eğreti bir aileydi bizimki, evet, aile değil yamalı bohça, hiçbir şeyin konuşulmadı ama herkesin göz önünde sessizdir onların yaşandığı bir aile, araya kimse girmeden.
Herhangi bir varlık bana karşı iyiliksever duygular besle assaidi, karşılığını yüzlerce misliyle verirdim; o bir tanecik yaratığı uğruna, tüm insanların ile barışırdım
Âdem’in olmam gerekirken, düşkün melek oldum; hiç günahım yokken sevinçten mahrum ettin beni. Her yerde eksiksiz bir mutluluk görüyorum; bir tek ben, telafisi imkansız biçimde bu mutluluğun dışına itilmişim. İyilik severdim, güzel uyudum, acılar yüzünden bir ifrit ite döndüm. Beni mutlu edersen, yine Erdemli olurum.