Byung Chul Han'ın kitabı genel olarak bilgilendirici, uyarıcı ve günümüz dijital toplumlarını anlatması bakımından son derece iyi bir perspektif sunuyor olsa da Şeffaflık toplumunu bir iletişim profesyoneli olarak değerlendirmek boynumun borcu haline gelmiş gibi hissediyorum...
O yüzden önce kitabın genel hatlarından bahsederek derinleşip Foucault'un yaşasaydı dijital panoptikon haline gelmiş sosyal medya verilerini nasıl eleştireceğine dair bir bakış sunarak metni sonlandıracağım.
Han, şefafflığı sadece görünür olmanın getirdiği dayatmalar ile ele almaz o görünür olmanın tehlikelerine de değinir. günümüz toplumlarında şeffaflık tanımı neyi ifade eder? İç ve Dışın bir olmasını mı, tamamen saydamlığı mı? Aslında bu terimi soyut anlamda da somut anlamda da oldukça sık kullanıyoruz. Ama güncel durumlar düşünüldüğünde devletler tamamen hesap verecek kadar şeffaf olmalı özel şirketlere verilerimizin hesaplarını sorabilmeliyiz. Şeffaf bir toplum sanki her derde deva bir nesne veya özne şeffaf olduğunda en güvenilir oymuş gibi hissederiz. Ama bu his gerçek mi yoksa öğretilmiş bir durum mu?. Han tam da bu noktada bu perspektif ile eleştirel bir bakış sunuyor bizlere çünkü şeffaflık sadece dürüstlük ve saydamlığı sağlamıyor aynı zamanda devamlı gözetlenebilir olmaya mahremiyetten uzak bir evreye geçişi simgeliyor. Han'a göre şeffaf bir toplum, her şeyin görülebilir, denetlenebilir, ölçülebilir olduğu bir toplum yapısıdır. Başta devamlı görünebilir bir toplum anlayışı hep hesap verilebilirliği simgeleyen olumlu bir toplum yapısı gibi algılanabilir ama gözetlenebilir bir toplum aynı zamanda bireysel özgürlükleri de tehdit eder. Herkesin herkes tarafından gözetlendiği bir toplumda birey dışarıdan bir göze sürekli maruz kalır. Bu da akıllara Foucault'un Panoptikon'nun evrimleşmiş