Hiçbir şey yapmamak tembellik midir? Ya asalak ya da oblomovluk tembellik midir?
Bazen tembelliğe karşı bu kitabı okumayı tavsiye eden kitapseverler oluyor. Bence bu kitap öyle bir şey değil baştan bunu söyleyeyim.
Oblomovluk bilinçli olarak hiçbir şey yapmamaktir. Oblomovluk hayatın gerçeklerinden kaçarak, acıyla arasına perde çekerek mutlu olmaya "çabalamaya" çalışma sanatıdır. Oblomovluk ile ne çabalamak ne de çalışmak kavramları yan yana gelir. OBLOMOVLUK zamanı sadece kendine ayırmak demektir. Oblomovluk hayal dünyasında mutlu olmak demektir. Oblomovluk aylak adam demektir.
Şimdi gelelim oblomovluk iyi midir kötü müdür?
Oblomovluk tek bir kişide olursa problem olmaz ama bu duygu topluma ait olursa yani toplum oblomov olursa asıl sorun o zaman başlar.
Kitabı bireysel oblomovluk üzerinden ele alırsanız Oblomov kendisini gerçek ile hayalleri arasında sıkışmıştırmış gelgitleri olan kötü olmadığı için iyi olan acınası bir karekterdir. Ancak toplumun modern zamana geçişte yaşadığı ikilemleri tembellik veya çalışkanlık arasında kalması o ülkenin geri kalmasına sebep olacaktır.
Bu açıdan kitabı önce toplumsal olarak ele almak istiyorum. Oblomov Rus/Doğu tembelliğini Ştoltz ise Alman/Batı çalışkanlığını temsil ediyor. Batı toplumları katı disiplinli hırslı bir durumda iken Doğu toplumları ise miskin sürekli tatil peşindedir. Kolay yoldan köşeyi dönme, emek harcamadan bir şeyleri kazanma derdindedir. Mevcut halini değiştirmek, düzeltmek için çabaya, planlamaya girmeyen bir durumdadır. Menfaatçilerin, asalakların böyle toplumlardan çıkması kadar normal bir şey yoktur. Doğuda sadece efendiler değil hizmetcilerde böyledir. O yüzden Oblomov'un hizmetçisi Zahar da bir oblomovdur.
Batı toplumlarında da hizmetçi sınıfı vardır. Ancak efendiler bu hizmetçileri kendi