Deniz

9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2020 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2020 23:55
Kitabın temelinde (yasak) aşk ve romantizm konuları yatsa da Balzac; Zenginlik, ticaret, toplum, erdemli bir yaşam ve siyaset konularına da temas ediyor. Özellikle toplum siyasetine güzel değinmeler yapmış. Bunu yaparken oluşturduğu karakterler çok canlı. Hikayeyi, olayları karanlık bir çocukluk dönemi yaşamış karakter üzerinden inşa ediyor. Fransız edebiyatı klasiklerinden olan kitabın dili de oldukça sade ve akıcı -isimler hariç-. Edebi yönü oldukça güçlü, betimlemeler çok güzel. Ancak paragrafların uzunluğu sizi biraz yoruyor. Kitapta yaşanan olaylar zaman zaman neredeyse aynısıyla tekrar ediyor ki bu da kitabı uzatmış. Usta yazarın duygusal, romantizm yüklü ve tutkulu aşkı anlatırken sevileni, "Vadideki Zambak"a benzetmesi olağanüstü güzel. İyi okumalar
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553,1bin okunma
Deniz
Dilinin oldukça sade olduğu düşüncenize katılmıyorum. Oldukça ağdalı, betimlemeye boğulmuş, hatta zaman zaman uzun cümleler sonunda, cümle başında ne anlatıldığını unuttuğunuz bir anlatım var.Geriye dönüşler yapmak zorunda bırakıyor insanı. Bu sebeple akıcı olduğunu da düşünmüyorum.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mektup'u Beklerken
7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 21:09
Bir oturuşta bitirebileceğiniz akıcılıkta incecik bir kitap ama bittikten sonra uyandırdığı hisler uzun süre sizinle kalacak eminim. Emekli maaşı bağlanmasını 15 yıldır bekleyen emekli bir albay, her cuma maaşın bağlandığını bildiren mektubu umutla bekler ama o mektup hiç gelmez. "Umut karın doyurmaz ama insanı ayakta tutar." diyor albay. (s.49) Yokluktan ötürü ertesi günü dahi nasıl çıkaracakları meçhulken, bunca yıl umut sayesinde bir şekilde ayakta kalabilmişler, o ve eşi. Albayın eşi ise yoklukla geçen zor yılların neticesinde güçlü, ketum bir kadına dönüşmüş ancak kitap boyunca artık sabrı taşma noktasına geldiğini hissediyorsunuz. Çıkar yolu bulamadıkça ruhu yorulmuş, bu durum da kendini giderek artan astım krizleri - kendi deyimiyle yavaş ölüm- olarak gösteriyor."Bir ömür boyu pislik yedikten sonra şimdi bir horoza gösterilenden daha az ilgiyi hak ediyorum ha?" (s.71) şeklinde de eşinin düşüncesizliğini ve yaşadığı değersizlik hissini paylaşıyor. Horoz konusuna gelince, albayla eşinin çocukları ölmüş, öldürülmüş. Ondan yadigar kalan horoz ise evin en büyük boğaz masrafı. Onu ileriki aylarda horoz dövüşlerinde dövüştürmek ve bahislerden gelecek para yine ileri vade için albaya bir umut kaynağıdır. Kitabın bence en etkili bölümlerinden biri, eşinin zoruyla albayın avukatıyla görüşmeye gitmesidir. Dosyada bunca zamandır bir netice alınamamasını avukata bağlamaktadır eşi. Avukat, albay için paha biçilemez değeri olan ve haklılığını kanıtlayan dosyadaki belgeler için; "Ama o belgeler binlerce daireden, binlerce elden geçip, Harp Bakanlığı'nın kim bilir hangi bölümüne gittiler" diyerek, kangren olmuş hukuk sistemini gözler önüne seriyor.(s.34) Bir kişi için hayati önem taşıyan bir kağıt parçası ve çok hızlı bir şekilde işleme konabilecek bir talep. Ancak iş bilmez
Albaya Mektup YokGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202010,3bin okunma
Batuhan Arslanoğlu isimli okura yanıt verildi
Deniz
Hayal kırıklığına uğramayacaksınız o zaman :) En kısa zamanda okursunuz umarım.