Deniz

Bizde Herkes Bilirkişi
Halkımız içinde bir zümre var ki yalnız "bilmediğini bilmez", bundan başka her şeyi bilmek iddasındadır. Hekim değildir, lakin hekimleri küçümser, önüne gelene ilaç tavsiye eder. Evlenmesini asla bilmemiş,içi dışı çirkin bir karı almıştır; böyleyken her gence evlenme usulü öğretir. Birçok para harcayarak yaptırdığı ev ahıra benzer, mamafih Mimar Sinan'ı bile beğenmez...
Sayfa 107 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yoğun Duygular- Sürükleyici Bir Roman
8/10
·234 syf.··
2020 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2020 12:19
Babasıyla aynı ismi taşıyan Fransız yazarımızın 1848'de yazdığı, 1853'te operaya (La traviata), 1936 yılında da İngiliz sinemasına (Camille) uyarlanan romanı. Roman, bir adamın hayatını kaybetmiş hayat kadını Marguerite Gauthier'in açık artırmada satılan eşyaları arasından bir romanı satın almasıyla başlıyor. Etkileyici ve merak uyandıran bir giriş cümlesiyle kendinizi bu sürükleyici romanın bir anda içinde buluyorsunuz: 'Bana kalırsa, bir dil ancak iyice öğrenildikten sonra konuşulabildiği gibi, roman kahramanları da insanlar iyice incelendikten sonra yaratılabilir.' Kitaba sadece bir aşk romanı demek çok yetersiz bir tanım olur. Birbirine yoğun bir aşkla bağlanan Marguerite Gauthier ve Armand Duval'ın aynı zamanda korku, kıskançlık, şüphe, hoşgörü, alçakgönüllülük, fedakarlık gibi hislerine de tanık oluyoruz. Kitabın son kısımlarına kadar Armand'ın ağzından olayları ve duyguları okurken, son kısımda ise olayların farklı boyutunu ve kendi sebeplerini tüm samimiyetiyle aktaran Marguerite'ı okuyoruz. Olayların anlatım sırası güzel kurgulanmış ve daha en başında kitabın sonunu bilmenize rağmen akıcı edebi anlatım ve merak duygusuyla kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Yan karakterlerden Prudence ikiyüzlülük ve çıkarcılık konusunda üstüne düşeni layıkıyla yapıyor. Diğer bir önemli karakterimiz Armand'ın babası, sözde doğruluk ve dürüstlük timsali biri. Ancak 'elalem ne der' düşüncesiyle oğlunun-ailenin itibarının ve toplum gözündeki konumunun, oğlunun saadetinden daha önemli olduğunu düşünerek bu aşk konusundaki hükmünü veriyor. Benzer arkadaşlıklar ve aile-çevre tutumu günümüzde de mevcut. Kitapta hayat tarzını çok eleştirdikleri, kulislerde çok konuştukları kadının ölmesiyle evini, özel yaşamının detaylarını merak eden bir grup insanın sırf bu niyetle açık
Edebiyat
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,2bin okunma
Bence Kitabın Tek Cümlelik Özeti
Yine de işin aslına bakılırsa, Vicario kardeşler Santiago Nasar'ı hiç kimsenin haberi olmadan , hemen öldürmek için gereken hiçbir şeyi yapmamışlardı, tam tersine biri çıkıp da onu öldürmelerini engellesin diye akla gelebilecek her çareye başvurmuşlar ama bunu sağlamayı başaramamışlardı.
Sayfa 49 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Toplum Duyarsızlığı ve Sorumluluğun Dağılması (Diffusion of Responsibility)
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2020 23:07
Kitabın daha ilk sayfalarından itibaren sonucu biliyorsunuz. Bir cinayet. Ancak bunu bilmeniz kitaptan sürükleyicilik ve merak adına sizden hiçbirşey götürmüyor. Adım adım olayın hemen öncesini ,sonrasını, ve oluş anını bu sırayla kurgulayarak yazmış yazar ve olayın gerçekleştiği kasabadaki insanların teker teker bu olaya şahit oluşlarındaki ve cinayetin işleneceğinden dahi haberdar olduklarını ancak 'bana düşmez', 'ben ne yapabilirim ki', 'şakadır canım haberler asılsızdır' gibi gibi düşüncelerle, cinayetin işlenmesini engellemek adına hiç de birşey yapmadıklarını okuyoruz. Engellemeyi düşünen birkaç kişi olmuşsa bile harekete geçmekte etkisiz kalmışlardır. Hatta yazarın cinayetin işleneceğini bize de baştan söylemesi ve bizim de elimizden bişey gelmeyerek adım adım cinayetin sebeplerini ve detaylarını okumamızı istemesi, bizi de o ayna tuttuğu toplumun bir parçası olduğumuzu göstermek istemiş hissine kapıldım. Bu konu bana üniversitede Sosyal Psikoloji derslerinde aklımda kalan tek konuyu hatırlattı. Diffusion of Responsibility. Yani Sorumluluğun Dağılması olarak adlandırılıyor. Tanım olarak; büyük bir gruba ait insanların bir olay karşısında bireysel olarak sorumluluk hissetmemesi ve harekete geçecek basireti gösterememesidir. Bu terimle araştırırsanız çok derinlere inen bir sosyal psikoloji boyutu olduğunu ve geçmişte yaşanmış trajik olaylarla da örneklenen önemli bir konu olduğunu görebilirsiniz. Kitap kadına şiddet, cinayet, erkek egemen toplum başlıklarıyla etiketleniyor genelde ancak asıl irdelenmesi gereken konu toplum psikolojisi ve toplumun bireysele göre daha duyarsız hale gelmesi. Bu yönüyle de günümüzde ve hatta 100 yıl sonra bile güncel bir konu olacağı aşikar. İyi okumalar dilerim,
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Özsaygı
Hiç kimse kendi ciğerlerini, başkasının yerine solumak için kullanamaz. Hiç kimse kendi beynini, başka birinin yerine düşünmek için de kullanamaz. Vücudun ve ruhun bütün işlevleri bireysel ve özeldir. Paylaşılmazlar ve devredilemezler.
Sayfa 1235 - Plato Yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat