Fidann

Fidann
@Cicek_fidan
İstanbul İstanbul
Puan vermedi·228 syf.··
2024 22. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2024 14:16
Burhan Sönmez'in kalemine, üslubune alışkın olunca kitaplarının ne kadar güzel mesajlar vermeye çalışıyor olması ve Burhan Sönmez'in kendi hayatından izler barındırıyor olması şaşırtmıyor. Yazar her kitapta kendi ile alakalı izler barındırırken bu kitapta Öğrenci Demirtay karakteri ile kendi hayatına göndermeler yapmaktadır. Burhan Sönmez neredeyse hiç bilinmeyen hiç duyulmayan bir yazar öncelikle her okurun üstadın kalemi ile tanışması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Önceden okuduğum Kuzey, Taş ve Gölge, Masumlar, Labirent hepsi ayrı ayrı muazzam kitaplar İstanbul İstanbul da aynı şekilde yazara karşı olan hayranlığımı arttırdı diyebilirim. Kitapta yerin altında bir hücrede bulunan Öğrenci Demirtay, Berber Kamo, Doktor ve Küheylan Dayı'nın işkenceye götürüldükleri anlara tanıklık ediyoruz. Demir kapının açılmasıyla birlikte birinin işkenceye, sorguya götürülüp getirilmesini okuyoruz. Kitapta on günlük bir zaman dilimi ile birçok hikayede farklı farklı zamanlarda İstanbul'u gezme fırsatı ediniyoruz. Karakterler hücre içindeyken onların içinde bulunduğu birinci ağızdan hikâyeler anlatıyor. Hikayeler, İstanbul'un aydınlık ve karanlık taraflarıyla karşılaştıryor, hayattaki birçok zıt şeyi birlikte değerlendirmeyi, bizlere düşündürtmeyi sağlıyor. Acı ve mutluluk, umut ve umutsuzluk gibi daha nice kavramla iç içe olan bir kitap. Kitap Hallac-ı Mansur'un bir dizesi ile son buluyor o da şu şekilde "Cehennem, acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimiz kimsenin duymadığı yerdir." Daha fazla detay vermeden kitaptan güzel alıntılarla bitirmek istiyorum. •herkes kendi İstanbul'unda, kendisine benzeyenlerle bir aradaydı. •Acının en iyi tanığı, acı verenlerdir. •Acıda herkes yalnızdır. Sen de çözüleceksin. •Her ev, her insan, karanlık birer mağaraydı. Keyifli okumalar...
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,283 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
JAR Yılların Bitiremediği Yaşlılıkla Demlenen Kin
Puan vermedi·280 syf.··
2024 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2024 21:42
Kemal Varol kalemi ile yeni tanıştığım kitabının adının ilgimi çekmesi ile okumaya giriştiğim ve bundan da gayet memnun kaldığım kitap. Kitabin adı Jar Kürtçe'de zehir demekmiş araştırdığıma göre kitap neden küs olduğu bilinmeyen iki yaşlı birey İçli Halil ve Rahatsız Kamil etrafında şekillenmektedir. Olay 1980 sonrası Diyarbakır'da hayali Arkanya kasabasında gerçekleşiyor. Kemal Varol masalsı bir dille kitabın akıcılığını sürdürmeyi başarıyor. Mahalleli küs olma nedenlerini ne kadar merak etse de Rahatsız Kamil ve İçli Halil birbirilerine kötü kötü bakmaktan başka bir şey yapmıyorlar ve kimse ile konuşmuyorlar her gün meyhaneye geliyorlar küs olan iki kardeşin meyhanelerinde oturuyorlar rakılarını içip her akşam geldikleri yoldan dönüyorlardı. Hayri Abi'nin yakın arkadaşı olan Elektro Cemil anlattığı hikayelerden birinin doğru olduğunu söyleyerek mahalleliye aralarındaki küslüğün nedenini ortaya koyan hikayeler anlatıyordu kitap böyle devam ediyor. Yalnız kesin bir son ile karşılaşamıyoruz küslüğün nedenini öğrenemiyor fakat anlatılan her hikâyenin de mantıklı ve güzel kurgulanması ile tüm hikayelerin doğru olabileceğine kanaat getiriyoruz. Yazarın kalemi ile tanıştığım için memnunum yazarın ilk kitabı diğer kitaplarını da okumayı isterim. Kitaptan birkaç alıntı yaparak bitirmek istiyorum. • Çünkü kadınlar bir erkek uğruna heba olan sözlerini, bir aşk için harcadıkları sabırlarını, her seferinde kırılan gururlarını tamir etmek için bir zaman sonra artık boşluğa konuşurlarmış. • Devrim vakti ile bir ihtimaldi ve çok güzeldi. • İnsanlar böyleydi. Başkalarının hikayesini anlatayım derken arada kendi hesabını da görmek isterdi. Herkesin anlattığı hikayede kendi payı vardı. • Çünkü kardeşler ancak mali olarak eşit olduklarında birbirlerini severdi. Bir sorun çıkınca Ulu
JarKemal Varol · Everest Yayınları · 2021639 okunma
Geçmişimizi silebilseydik intihar düşüncesi cazip gelir miydi?
Puan vermedi·123 syf.··
2024 18. kitabı
Burhan Sönmez'in muazzam kalemini tanıma fırsatını Kuzey kitabı ile buldum tüm kitaplarını acilen okuma isteğini durduramıyorum. Burhan Sönmez sorgulatmayı okuyucularına çok iyi bir şekilde aktarabilen bir yazar yaşamın bir anlamın olup olmaması üzerine inanmak ve inanmamak üzerine çokça düşünmemizi gerektiren kitaplara sahip olduğunu düşünüyorum. Labirent yazarın okuduğum üçüncü kitabı Taş ve Gölge hala etkisinden çikamadigim kurgusunun tarihi olaylarla harmanlanmış adeta bir bütün haline gelmiş şahene kelimesinin az kalacağı bir eser benim için. Labirent kitabı zamanın ünlü bir müzik grubu solistinin taksiyi durdurup boğazdan denize atlaması üstündeki montun şişip paraşüt misali olması ile kaburga kırıkları ve hafıza kaybı ile ölümü başaramamış Boratin'in kendini hastanede bulmasıyla başlıyor. Boratin'in artık bir geçmişi yoktu geçmişinden kurtulmak için ölümü istemis intihara kalkışmış lakin ölmeyi başaramamış fakat geçmişi silinmişti artık hiçbir şey hatırlamıyor adını bile hatırlamıyordu. Geçmişinde annesi babası trafik kazasında hayatlarını yitirmiş yıllardır ziyaret etmediği ve artık yüzünü bile bilmediği bir ablası vardı sadece. Boratin geçmişini öğrenmeye çalışıyor kendini sokaklara atıyor yakın arkadaşı, kitap boyunca onu yalnız bırakmayan Bek'in yardımlarıyla karanlıktan kurtulmaya çalışıyordu. Kitap hiçbir şekilde bizim aradığımız sorulara cevap vermiyor kitabı okurken adeta bir labirentin içinde gibiyiz sorularla örülmüş bir harika Boratin'in neden intihara kalkıştığının bir cevabı yok. Boratin şarkılarının çalındığı yere gidiyor ama onun için hiçbir şey ifade etmiyor hatta yazdığı şarkılarda kusur buluyor niye öyle satırlar kurduğunu sorguluyor ama bunun da cevabını alamıyor. 123 sayfalık sorularla sorgulamlarla dolu bir eser bazen belki de sadece soru
LabirentBurhan Sönmez · İletişim Yayınevi · 2018888 okunma